13
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
2532
Okunma
özlüyorum
kel dağ eteklerinde
kıraca dönmüş bağlarını
boz yazılarda buğday başaklarını
harman yerlerinde
yorgun öküzlerin çektiği kağnıları
su değirmenlerinin gıcırtılarını
özlüyorum
kerpiç evlerde
kuru dalların yanında
yaş odunlarda yanarken
isli tüten ocakları
özlüyorum
ışığı sönmüş
bakımsız kasaba yollarında
çamura batmış
ayaklarla yürümeyi
özlüyorum
pompalı gaz ocakları altında
ellerinin derisi soğuktan çatlamış
ninemin
ağır ağır tahta kaşıkla karıştırarak pişirdiği
kekik kokulu tarhana çorbasını
gurbette gece vardiyalarında uykusuzluktan
kan oturmuş gözlerle özlüyorum
ve bir sabun köpüğüyle
ilk tıraşta yitirdiğim
çocukluğumu
özlüyorum
kum saati gibi
tersine akan hayatımızda
birlikte yaşamaya doyamadığımız
zamansız yitirdiklerimizi
özlüyorum
vatanımı
köyümü
kasabamı
yürüdüğüm çamurlu yolları
ava çıktığım dağları
sararmış solmuş bakımsız bağları
hasretlik çeken çukur yanaklı
basma fistanlı yavuklu kızları
bıraktığım yerde duran karasabanı
kerpiç evlerin damlarını
bereket yüklü bulutlarını
özlüyorum
çelik çomak oynadığımız arkadaşları
dik yamaçlardan dalgalı akan suları
özlüyorum
boğazın sisli mavi suların da
acılarla yüklü duygularda
özlüyorum yitik yılları
özlüyorum kel dağ eteklerini
gayri geri gelmez günleri
MAYIS 2010 ATAŞEHİR
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.