20
Yorum
63
Beğeni
5,0
Puan
3969
Okunma
Dinle dengbêjim ...
Sana dökülen dilsiz ezgileri...
Ve
Sana kaybolmuşluğum ürkek bir şâir kalem dilsizliğini
Damlanan içimin küllenmemiş sevdası // s u s k u n u m //
Üşüyen yüreğin uğruna
Karanlığına geldim
Tut üşümüş yüreğimden ki bendim yas tutmasın
Söyle dêngbêjim söyle ...
Yanık yaralı sesinden
Mülteci şiir gözlerinin koyusundan
’Nârê’ türküsünü söyle
Sensizliğimin yalnızlığına d’ o k u n s u n
a
ş
k
Dikişleri tutmuyor sancılarımın
Nasırlaşan yüreğim küskün bir çocuk taşır gözbebeklerinde
Sus mısralarımın meramında
Tenine ilikleyip sevdanın koyu lehçesini
Devrik imgelerin yönsüz pusulasında illegal düşler peydahlıyorum
Müptelası olduğum gözlerinin karasında kırbaçlanıyor ruhum
Ey ruhumun sevda gerillası
Bir güneş düşün ki, göklerin
Vaat edilmeyen cennetimiz
Gri gölgelerde sevda mavi düşlerimiz
Küllerim sevda yangınından doğar
Yutkun şimdi zemherinin zifirini
Ruhumun musallasına da semâlar devrilir
Vâkitler...
Ölüm yolculukların
Karanlık menzillerin arâfında
Mahşerin senfonisi ruhum
Ölüyorum
Gömülüyorum kimsesiz sûbyanlar mezarlığına
’ hor görme sevdam âciziyetimi ’
Âlev tutarken sinemin kıblegâhında aşk
Melekler yâs tutar figânımdan
Aşk utanır
Yakamoz gözlerimin semâsında yağmur fırtına
Ki, yağsa yağmur şırıl şırıl ne fayda!.
Eksilen sensiz yanıma
Oysaki, sen mahremiyetimin adıydın
Ve ben anasıydım doğmamış şiirlerin
Ört üstüme ahrâzlı yaralarını
Azrail, geceleri kör edenim
Kanayan yanlarımdan tutuştur küllerimi...
Bu gece;
Bir avuç yakamoz serpip üzerine günahlarımın
Bir nefes ölüm üfledim rengine şarabın.!
Ve
Seni özlediğim zaman
Yüreğimi yerinden söküp
Akbabalara yem etsem
Hâni diyorum
Özlemin kadar acıtmaz dengbêjim
Gizem İlker
5.0
100% (52)