6
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1611
Okunma

kimseye ses etmiyorum
usul usul geberiyorum anne
anlatmıyorum yarım kalan masallarımı umutla beslenen çocuklara
ayaklarım çıplak
koşuyorum bu ölüm köprüsünü
yorulmanın ne olduğunu çok oldu bilirsin unutalı
sabahı beklemiyor gözlerim sebebim oluyor bu yıldızlar...
anne ;
usul usul çekiliyorum senden arta kalan kabuğa
üşüyorum ister istemez
elim kolum kor bir yalnızlığa gebe şimdilerde
beni yeniden getir bu dünyaya anne ,
bu soğuk tenefüs ağır gelecek göğsümün vebaline hissediyorum ...
anne ;
usul usul çekiyor ellerini yelkovandan akrep
sorarlarsa söyleyemem nedenini bu hunhar aceleciliğin
çıktığım son sabaha asıveririm lal bedenimi en çok
çok sürmez bitiveririm öyle sessiz sedasız...
bi kaç dipsiz gece kalır aklımda kalsa kalsa
birde emzirdiğin o koku üç yaşımın minnacık avuçlarında
gerisi boş,gerisi gerceğe oldukça uzak acı bir masal anne
ilişmesinler kayan yıldızlara sokak çocukları
sülük gibi yapışmasın alnımıza beynimizi kemiren bu ihanetler
kendimden daha düşman kesilişim neden kendime anne ?
,,,,
anne;
kirlenmişliğinden utanacağı yok bu dünyanın
bu lekeleri nasıl yakıştırmış o masmavi gerdanına denizler
yağmalanmış düşler
beşiğinden düşmüş bebeler kadar mahsun doğuyor her sabaha güneş
varlığımın altında kalıyorum artık
bucak bucak kaçıyorum aynalardan
ardım sıra adını sayıklatıyorum kaldırım taşlarına usul usul
seni özlüyorum anne ...
Gülşah Gayret
,,,
5.0
100% (12)