Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerek! - pitigrilli
Renas Tutaste
Renas Tutaste

Zingerilla IV

Yorum

Zingerilla IV

( 2 kişi )

0

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

1011

Okunma

Zingerilla IV




Rüyalardan geçen ruhu ,
Düş nadaslarından bir tutkuya ,
Renklerin şehvetine kapılarak ,
Kara gözlerini gezdiriyordu renklerin şehvetinde .
Gözleri ışıl ışıl oluyor ,
Ay biraz daha yakınlaşıyordu yüreğine .
Büyük bir mutlulukla ,
Ellerini yumuk yumuk yaparak gülüyordu ,
Ucu bucağı görünmeyen ,
Koskoca bir dünyaydı düşleri .
Binbir türden çiçekler ,
Mas mavi gökyüzü ,
Nehirler taşlara vura vura akıyor ,
Her türden kuşlar uçurdu kanatlarını çırparak düşlerinden .

Düşlerin haritasını çizmeye çalışıyordu ressam,
Ucsuz bucaksız düşleri ,
Sonsuzluğa kanat çırpan .
Rüyalarında çok uzaklara gidebileceği ,
Yerleri düşlüyordu .
Bazen pencere kenarına geçip ,
Galata’dan Karaköy sahilini izliyordu .
Kahvesini ağır ağır yudumlarken
Bir yandan da tuvaline ekleye bileceği renkleri seçiyordu aradan .
Anlata bilirdi sayfa sayfa ,
Ya da çize bilridi bir tuvale resimlerini .
Ama biraz uğraşmak
Biraz işi yokuşa vurmayı seviyordu ressam
Daha heyecanlanıyor
Daha haz duyuyor
Ve daha çokta kendisi bile merak etmeye başlıyordu .

Anka kuşunun kanatlarında ,
Bir mutluluk adasına varıyordu ruhu ,
Düşler nadasından bir sevda nehrinden geçiyordu .
Sevda sularına kapılarak menzilleri aşıyordu ,
Diyarlar ötesinden geçerek ,
Sonsuzluğun büyülü doğasına dudakları değiyordu .
Renkler valsa kalkmış gibiydi ,
Etrafında dolanıyordu .
Deli gibi esen rüzgarlar saçlarını okşuyor ,
Öteki diyarın kokusunu getiriyordu .
Ötekileştirilmiş diyarların sevdalarını yüreğine üflemeden geçmiyordu rüzgarlar .
Ellerini iki yana doğru açtı
Esen rüzgarlara göğsünü gererek ,
Uçurum kenarından kendini bıraktı . .
Anaka kuşunun kanatlarına konaklayarak,
Güneşin hiç batmadığı yerlere gidiyordu ,
Bütün renklerin kırıldığı noktadan geçerek
Yüreği üvercinka’ nın küçücükk kalbi gibi heyacanla atıyordu
Bir an yüreği yerinden fırlayacakmış gibi oldu
Ve bir anda kendini gökyüzünün yedi renginde buluyordu
Yılların satır aralarından bir fotoğrafı çıkarak ressam ,
Resmin üzerindeki tozları narin elleriyle temizleyerek
Güzelliğine büyük hayranlık duyduğu aşkını ,
Bir tabloda resimleniyordu
’’Ahhh Zingerilla ’’ diyip, kah şair oluyordu
Kah ressam ;

Loş ışıklı bir oda ,
Radio da Elena Ledda ,
Radionun sesi hafiften duyulacak kadardı .
Güzel bir atölye duvarları bembeyaz ,
Pencere önlerinde her zamanki gibi ;
Mor menekşe ,
Sardunya ve orkide .
Ressam fırçasını ince ve narin elleriyle renklerde dolaştırıyordu
küçük ince darbeleriyle Zingerillanın yüz hatlarını çiziyordu
Gözleri ceylan gibi ,
Bir zeytin karasından ateşti .
Dudaklarına geldiğinde sıra ;
Ressam fırçasını incelikle temizleyerek ,
Turuncu ve Kırmızıyı bir birine karıştırarak biraz da Bordo ekledi .
Ateş parçası dudaklarını çizerken ressam ,
Uzun ve saçaklı sakalının arasından dudaklarını oynatarak ,
Elena Ledda’nın Pesa parçasından çalıyordu ;

’’Ben senin elbisenim
Cildini benimkine giydir
Daha ne kadar ağlayacaksın?
Altından da olsa gözyaşların
Bu seni kral yapmaz.
Zevki yaşamak..

Seni iyileştirebilecek tek tedavidir.
Bu aşka gel,
Hiç olmazsa bu geceliğine.
Bu gözlerin içine bak,
Kaderine..

Biz sürekli giden
Lakin hiç durmayan insanlarız
Bir rüzgarın çivileri
Adımlarına mıhlanmış...
Bu aşka gel,
Hiç olmazsa bu geceliğine.

Bu gözlerin içine bak, Kaderine..
İspanyanın oğulları
Magrip’in vadisinden içlerine çeker havayı..
En güzel peri bile kapında köle olur..
Bir şarkı söyle benim için.
Ellerini ellerimde gezdir.
Bırak şarkı söylesinler..

Kuşburnu, sesleri ve renkleri çizer
Ellere ve ayaklara..
Hiç bir şeyi es geçmeyen korkular,
Yüreğimde deliler gibi dolanır.
Kalk, ve yüreğimi dinle,
Kesme sözümü..

O atıyor, çünkü artık kıpırdamıyor zaman
Tutku, dudaklarından gelen güneştir..
Biz ise, müzik üstatlarının yüce sesiyiz.
Yatak çarşaflarının yukarısında...

Asturya’nın kokuları..
Kınalı saçlar..
Ve Afrikanın gözleri..
Gecenin karanlığında
Gökkubbe gibi parılda..
Öp beni,
Sabah geliyor ve aşk gidiyor.’’

Ressam tuvali bitirmişti ,
Masanın üstündeki kırmızı şaraptan yavaş yavaş , yudum yudum içiyordu ..
Gelsen diyiyordu ,
Gelsen yılların satır aralarından çıkarak Zingerilla,
Mavi bulutların üzerinde beni beklesen .
Sızsan gülüşünle içime
Renklerin nadasına kapılıp
Yüreğimden dökülen ışık hüzmelerinde dansa dursak
Dudağımdaki özlem türküleriyle
Kendi aşkın türkülerini çalsam.
Kurulsak sonra bir sevda masasında
Teklif etsem sana en nacizane yerimden . .

Renas Tutaste

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Zingerilla ıv Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Zingerilla ıv şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Zingerilla IV şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL