(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
gereksinimlerin en büyüğü bence tabii okuması haz veren başka biryerlerden ilişmeyen tamamen erol uraz şiiri ki muhteşemdi dostum kutluyorum sizin bu güzel gönlünüzü ve
Derdiyle, geçmişiyle ve yazgısıyla hesaplaşarak içini dökmüş şiir.Umudun, beklentilerin peşinden koşmuş dört nala bir yaşam , her ne kadar dibine vursa da karamsarlığın derim ki yine de nefes alıyorsak hiçbir şey bitmiş değil henüz.Hâlâ değiştirebiliriz bir şeyleri...
Tekniğiyle, anlatımıyla her zaman gibi nitelikli bir eser okudum.
Gönülden kutlarım yetkin kaleminizi.Selam ve saygılarımla .
Karşı dağda ela geyik sesi var Sordum o geyiğe ben de nesi var Kavalın bir acı inlemesi var Benim tabiatta tek bir muradım Çobanı düşürmüş zara bir çiçek இܓ இܓ இܓ
இܓkarşiya çifte çamlar இܓ Kazım KOYUNCU- இܓYouTube ► 2:58► 2:58 www.youtube.com/watch?v=k_aFNhJewos o 11 Tem 2006 - kundimcaci tarafından yüklendi kazım koyuncu - karşiya çifte çamlar. ... 50+ videos Play all Mix - kazım koyuncu - karşiya çifte çamlarby ...
FELEHÜM ECRÜN ĞAYRİ MEMNUN. இܓ
இܓAşık'ım dersen hiç belayı aşk’tan ah eyleme, Ah edip ağyarı esrarından agah eyleme இܓ
*Fuzûlî *
இܓ
İlahi Aşk,aşıkta sevgiliden başka her mefhumun sevgisi yok oluncaya kadar, aşık ın başından bela ve musibet eksik olmaz.Bu,neden böyledir.? Çünkü; Allah sevdiğinin yalnızca kendisiyle hemhal olmasını,kendisiyle huzurda,halvette olmasını diler.Bir gün sahabinin biri Resulullah ın huzuruna varır; 'Ya Resulullah,anam babam sana feda olsun,bu emaneti benden al.Bende dayanacak ne güç,ne takat kaldı senden emaneti aldığımdan beri başımdan bela musibet eksik olmadı diye yalvarır'.Resulullah,tebessüm eder ve; ”Haşa,bizim emanetimiz olan ilahi aşk sende (Allah’tan gayri) hiçbir şey bırakmayana kadar bize geri dönmez.”diyerek yerin göğün yüklenmekten kaçındığı emanetin önemini anlatmaya çalışır.Hz.Alide bu konuda; ”Bizim gönül yoldaşlarımıza bela ve musibet dağdan inen çığ gibi iner.” Diyerek ilahi aşk yolunun tehlikelerini ta baştan haberdar ederek,bu yükü taşıyamayacak olanların bu yola hiç girmemelerini sağlık verir.Nitekim,bir hadisi şerifte; “Bela ve musibetin en ağırı önce peygamberlere,sonra velilere sonra derece derece tüm Hak yolu yolcularına iner.” diye buyurarak dönüşü olmayan bu yolda herkese gücü ve makamı nispetinde çile verileceğini ikaz eder.Yol bu,töre bu.Bu bir tekamül,yükselme yoludur.Cenab-ı Hakkın bir kemendidir bela ve musibet onunla sevip seçtiği katına yüceltmek istediği kulları çeker götürür.Karşılığında cennetine koymak ve Cemalini göstermektir sadece kendine bağlayıp gizlice çekip sürüklediği kulunu.Hikmetinden sual olmaz. İşte Fuzuli de bu yolun yolcularına seslenerek; Aşıkım dersen aşkın bela ve musibet mihenginden hiç şikayet etme,zira bela ve musibet mihengi kalp altınla,hakiki altının ayrılması için yakıcı kılınmıştır.Malum,sarraflar altını saflaştırmak için bir kazanda eritir ve içindeki yabancı tüm maddelerden ayrıştırlar.Bu,mukaddes bir azaptır.Ahirette ise onlara öyle ecir verilecektir ki onlar memnuniyetlerini ifade edecek kelime bulamayacaklardır. “Felehüm ecrün ğayri memnun.” (Elem naşrahleke suresi'nin son ayetleri) Bu bela ve musibet yüzünden çok elem ve cefalar çeksen de,sabret ah edip Hakkın haremine uzak olan yabancıları aşk sırrından haberdar eyleme diyor Fuzuli.Zira,Rububiyet sırrının ifşası küfürdür.demiştir Hak dostu veliler.Aşk sırrı neden bu kadar ince ve gizliden gizli bir sır olabilir.Zira,seven ve sevilen arasında görenülden gönüle bir yol vardır o yola başkaları girerse o sevgi deşifre olur ve aleme rüsvay eder seveni.Sevilense tasavvuf edebiyatında bizzat Allahtır. O kendisini sevenin sırrını bu yüzden ele verilmesine,sevgilisinin aleme rüsvay olmasını istemez.Bu yüzden herkesten kıskanır sakınır maşukunu. Ayrıca sır ikiyi aşarsa gizlilikten çıkar. Herşeyin en doğrusunu yüce ALLAH bilir. இܓஇܓஇܓ
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.