9
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
2142
Okunma

bir delinin günlüğü..
omurgamda bir eğik
çok mu acıyor
sızlıyor mu acaba
unuttum
tenim yapraklarını dökerken .
-’’yol kenarında ki siyah poşet
tanıdık geliyor içindeki taşlar
pardon!
insanlar’’
hala -seni seviyorum- diyesim var
git başımdan
duymak serbest kaldığı zaman söylersin
çirkin olmadığı zaman güvercin sesi
ve kahveyi sıcak içebildiğin zaman
ve yürürken
masa taklidi yapmayı bırakınca adımların
içi boş
hissiz.
_’’masa alındı mı dersin?
belki onun bile hisleri vardır
kimbilir’’
kaçalım
maviye tırman
beyaza basmadan
kırmızıyla hiç tanışmıyoruz gibi
dönüp bakmadan
küllük isyanda çünkü
bu ne karmaşa!
artık beni yalnız bırak
ya da bi değişiklik yapıp gülelim bugün
..
..
..
pardon!
biz kaybolduk da
gülmeyi hatırlayan varsa yardımcı olabilir mi ?
-’’ keşke saklansaydı kırmızı başlıklı kız o kurttan
kolundaki sepetten çıkıp
bir akşamüstü balonuna binip gitseydi’’
hayır hayır!
ben masal sevmem ki
yalan(cı)lar boyunca o gemide
rüyalarım korkuyor
kötü kokuyor
burnum bozuluyor
sonra gözlerim
ah onlar en zoru!
onarmaya ellerim yetmiyor
çünkü benim ellerim küçük
hem kirpiklerim boğuluyor
sonra yanaklarım
ve dudaklarımda kalan tuz izleri
yaramı acıtıyor.
-’’ bak yine yutkunamıyorum
yemek yemeyi erteleme
beni sevmeyi de
-’’hem dünden beri bir öksürük
sigarayı çoğalttın dimi?
asma yaprağı gibi olacak tenim bu gidişle
ağladığımın izleri kaybolsun diye duşa giriyorum ikide bir
-ya ansızın gelirsen!
sen yine de duymanın serbest olduğu gün gel
okuyup yazmayı hatırladığım gün.
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.