1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
907
Okunma
kırılmış buz parçaları gibi içinde yüzdüğün düşlerin
kapıdan çıkmadan önce
dünyaya son kez bakan adam gibi yürürken
el çırpan cesetlerin düğün gecesinde
ne anlamı var
seni incitmek için bekletilen sözlerin
ya da seni kasap kancasında görmek isteyen gözlerin
renk seçme hakkı verilmediği için mi dimdik duruyor çimler
belki de kırmızıyı tercih ederler
çimler misali sadece budanmış toplumlar ayaklanır
belki de seçme hakkını sana verdikleri için sessizsin
en son sıradan gelip dünyadan en erken ayrılanlar gibi
sadece hayattan sıkıldığı için kendini daha zeki görenler
çoğalır hatalı uzamlarıyla
ve silgiyle silemediğin için karalarsın üstlerini
görmezden gelmenin tek yolu kendini silmektir
bir yok olma sanatıdır yaşamak
kalabalıklar içinde görünmeden yürümek
sessizlik en büyük ilizyon
ne anlamı var bütün bunların
düş püresi içinde yüzüp
aklı bir karış havada dolaşma diye okulda öğretilen
ve sana okutulan bütün edebi olduğu söylenen eserlerin
aslında bir boka yaramadığının kanıtıdır çağların kapanmayan yarası
savaşlar, açlık ve kıtlık bahanesiyle çıkar
savaş sonrasında ise açlık ve kıtlık bahanesiyle
köle gibi çalıştırırlar seni
ölmediğin için çalışırsın
ne anlamı var savaşların
işsizler giderek gençleşirken
saçların gibi çoğalmayan bir gelirle
mütevazi bir evde
mütevazi ölüm beklemenin
beti benzi atmış bir adam gibi
kemik sesleri eşliğinde banka yolu tutmanın
ne anlamı var
ne anlamı var
aşkların
kadınlar ölüme inat doğurup
erkekler hayata inat öldürmeye devam ederken
sıcak bir yaz günü
bütün bunları düşünmenin
ne anlamı var?
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.