3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1766
Okunma

Nankör insanların piyasasıyız artık!
Uzun süredir bu dünyada insanım
Usta bir cinayete çıraklık yapıyorum
Bir yaş büyük yazdırılmışım acıya
Hep başkaları tarafından kullanılmış mutluluklar giyindim
Kiminin gülüşleri eskiydi
Kiminin düşleri...
Kendi oyuncaklarımı kendim imal ederek başladım hayata
Daha doğrusu,hayatı yanlış yaşamaya
Yeni bir çağ inşa eder gibi koparamadım hiçbir zaman takvimden yaprağını
Gidenin geri döndürülemeyeceğini; kıldığım ilk cenaze namazıyla öğrendim
En ağır hastalığın ’hayat’ olduğunu ise yaşayarak
Ölüm yelpazesinin dar olduğu zamanlar gördüm
Cesetlerin göz hakkına sadık bırakılmak giydiğim tek hükümdü
Balığa hükmeden deniz olmaktansa
Denize hükmeden yağmur olmayı tercih ettim
Gökyüzü ile aramızda farklı bir bağ oluştu
Yoksun bırakılmayı Allah’ın bir lütfu olarak kabullendim
El yazısı ile yazdıklarımı okumayı başaramadığım gün tanıdım kaderi
Kulaklarının sesini kısanlarla hayat arasında bağlaç görevi gördüm hep
Değer vermeyi matematikten önce öğrendim
Mütevazi insanları ise büyük şehirlerden sonra tanıdım
Şanslı sayarım kendimi
Yanlış anlaşılmaktan korkmadım hiçbir zaman
Devrik cümleleri lüzumundan fazla sevdim
Ağır yaralı gecelerimde şehrin duvarlarına yazdığım;
’Ölümden korkma’ notu dışında
Arkamda bırakabileceğim kayda değer bir cümlem yok
Kuytu bir köşede örümcek beslemektense
Ağa takılmış bir sineğin, insandan medet umabileceğini düşündüm zamanla
Düşmanın yoksa, dosta da ihtiyacın yoktu
Herhangi bir doğum günümde, nefes darlığından ölecek kadar büyümüştüm
Neyi bulacağımdan habersiz bir şeyler kaybetmeye koyuldum
Kötü günler için yastık altı küfürler biriktirmeye başladım
Pili bitmiş bir saatin aynı saniyeyi vurup duran yelkovanı gibi hissediyordum kendimi
Zaman ipe sapa gelmez bahaneleriyle mutluluk üretimine ara vermişti bir anda
Gecenin yanına almayı unuttuğu yağmurlar iyiden iyiye bayatlamıştı
Toprağın kokusuna burnunu tıkayan çocuklar koşar adım boşaltıyorlardı şehri
Mutlulukla aramda; yalnızlığın kelime anlamına bağımlı yaşayan
Büyük bir insan gürültüsü vardı artık
Ayağa kalkamayanlar ezilmeye mahkum
Ayaktakiler ise ezmeye mecbur yaşatılıyor gibiydi
Görevinin bilincindeydi acı
Özürlü bir bıçak gibiydim artık
Beni ayaklarımdan tutup bir yere götürdüler
Nereden bakarsan bak; dün
’Senin’ geleceğinden söz etti birileri
El sıkıştık ölümle
Avuçlarım kanadı bir anda
Çok sigara içiyordum artık
Çok...
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.