0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
3748
Okunma

Kalem ve ben.
Yalnız bir rıhtım,
Ve durgun bir deniz ile,
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
Zaman ve ben.
Tan vakti düşer,
Kirpiklerim arasından.
Karanlığa hapis olan güneş ile
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
Sen ve ben.
Manasızca konuşmalar, benzetmeler,
Yakıştırmalar...
Sessiz bir titreyiş,
Ruhumun derinliklerine işlenen sen ile,
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
Aşıklar ve ben.
Işıltısını kaybeden rüzgar ile
Gönülden düşen, aşk ile...
Hicranı bağrına almış aşıklar ile,
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
Aşıklar ve sen.
Sazlarında ki sözler,
Ve gönüllerinde ki hasret ile
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
Sen ve gün.
Hasret dolu güller ile,
Mavi denizleri döken gözler ile,
Gelişi olmayan yollar ile,
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
Ben ve gün.
Yalnızlığa açılan kapılar ile,
Eskitilmeye yüz tutmuş roman ile,
Ellerimden kayıp giden yıldızlar ile,
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
Dalgalanan saçların ve ben
Kıvrım kıvrım edalı saçların ile,
Rüzgara hayat veren nefesin.
Dudaklarından dökülen su ile,
Kerbelâ’da düşen Hüseyin ile,
Sessizliğe bürünmüş kelimeler.
İbrahim Halil ÖZLÜ
5.0
100% (1)