1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
963
Okunma

Bana, derdin nedir dersin? Anlatayım dinle beni
Ah bu dertle gezmek yârim, her an hüzün dolmak gibi
Bir yerdesin bir göktesin, bilemezsin eski, yeni
Bir çöllere bir göllere, deryalara dalmak gibi
Yaşayan ceset olursun, görmez olur gören gözün
Tatlı kelimeler kaçar, keder damlar her bir sözün
Gül goncasına benzerken, bembeyaz kesilir yüzün
Azraili bekliyorken, günde bin kez ölmek gibi
Kıskananlar vurur kinle, ateşlere atar seni
Hiç bakmadan gözyaşına, çamurlara katar seni
Ne dost kalır ne de kardeş, karamsarlık yutar seni
Kara kışta, zemheride, yanıp da köz olmak gibi
Düştün ise ah bu derde, konuşursun dağla taşla
Uçan kuş sırdaşın olur, dolaşırsın beyaz başla
Gözün görmez hiç ekmeği, işin olmaz sıcak aşla
Açıyorken renkli renkli, birdenbire solmak gibi
Gece gündüz hep ağlarsın, kalbin biraz huzur dolar
Duyamazsın hiç kimseyi, gözler düşünceye dalar
Şeytanlarda fırsat bilip sana vesveseyi çalar
Kara dipsiz kuyulara umutları salmak gibi
Akıllıyım desen bir suç, divaneyim desen bin suç
Yürünmez dikenli yolda, kanatların var ise uç
Anlamadım ki ben beni, anlatması zaten çok güç
Ah edipte yakan güne, geçmişi hep silmek gibi
Çöller uzak değil bana, mecnun gibi geziyorum
Çözülmeyen bilmeceyi, kalem ile yazıyorum
Kara kaderime bazen, gül resimler çiziyorum
İçinde volkan yanarken, yalancıktan gülmek gibi
Emine Yılmaz Dereci
5.0
100% (3)