5
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1551
Okunma
Damarlarımdan çekilen ne ki
Beni erken terk eden dost, cevapla saydamlığından
Hırslarım mı?
Unutulmuş oyuncaklarımdan daha çocuklar şimdi aslıma
Onlar,o en uzak duranlar
Çoktular
Tuzunu yağmurda kuru tutar
Ve becerikliydi elleri
Yağ gibi kayıp giderlerdi tüm zamanlardan
Yaşam sürünürdü o vakit ayak altında
Oysa eridim ki gözlerimin sağanağında
Ne zamandır yalan mavi
Renkleri mi çalan türküden kederi gördün mü
Solgunken ay ışığı
Buzdandı o yansımalar
Merhaba neden zor gelir insana
Sen ki,hücrelerimin her biriyle tanışmıştın
Karışıp en eski arzuya
İnkarın inan dukunuşsuzluğa...
Barınamıyor hiçbir aşk bu soğuk toprakta
Dokunabilsen azıcık yalnızlığıma
O kuş düşüp ölmeyecekti belki de Eylül rüzgarında
Annesini sevmeyenden
Hayır gelmez adama
Ve sevmedim o düş kadınını
Dün,bu gün ve yarın yoktu zaten çoğulumda
Özlemiyorum artık ne baharı ne kırlangıçları
Şimdi hiç bir çoşku ve umut sığmazken
O bildiğin dünyalara
Düşün hadi
Sığacak bedenim
Bir avuç yokluğa...
Sol göğsümde bir ağrı
Hadi sus lütfen
Uykum var
Hem de sonsuzundan....
Saadet Yıldırım
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.