2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1140
Okunma

ne söylesem ki
gidişini anlatmak öyle zor ki satırlarıma
daha düne kadar sarı sıcakken sevdamız
dur durak bilmezken mutluluklarımız
bugün buz tutmuş bir dünyanın penceresinden bakıyorum sana
ağzımı açamadığımdan kokmuş dilimle,
içimde kaynayan binlerce öfkeli sözcüğümle...
çıkmazlara soktuğun ruhumla
kör bir kuyunun karanlığında kanıyorum
enkazlar altında bıraktığın kalbimle acıyorum
önümde sereperpe, sızılanmış tonlarca hecemle
etrafa saçılan umutlarımla
acılarımın solan rengiyle dağılan derin haykırışlarımla..
günlerden, saatlerden habersiz olmamın anlamı yok
bilmekte istemiyorum
zaten benim için ,gittiğin günde asılıı kaldı akreple yelkovan
bu kentte gidişinle de durdu zaman..
zamana meydan okuyup yorulmayan gözlerimse hala kançanağı
o günkü gibi bakarken ardından....
hoşuma gidiyor sayfalarımı kanatmak kalemimle
her bir hecemle delikler açmak istercesine yüreğine
gülüşün geliyor gözlerimin önüne
sonra da kara gözlerin
arabanın penceresinden dağlara taşlara
’seni seviyorummmm’ diye bağırışların
off be adam... offff...!
dilimde sıraladığım onca küfürü neden çıkaramıyorum
neden çığlıklarımı sakladığım hecelerimin boşluklarına düşüyorum
sen benim canımı acıtırken bile
ben seni neden hala seviyorum...
Aşk-ı KıyameT
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.