3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1306
Okunma
Rüyanın baladı; miyop biri için muğlak fotoğraflardan öte, yanyana gelmeye müsait puzlle gibi olmalı. Yoksa sabah sabah sadece bir rüya kalma ihtimali de olabilirdi...
Ay ışığında şavkıdım gecelerce
Adım Suphi!
Soyadımı dün gece ceviz kabuğuna işledim
Bir apartıman boşluğu mermerde neden yankır, bilirim
Gümüş işlemeli kafeslerde asansör korkularını da…
Ve rüyanın belleğe kazıdıklarını…
Yoksa bir vazo neden öldürsün bildiklerini durup dururken!
Gülün solma vaktidir de ondan
Suyun bekâretine kanma!
…
Miyopluğum öldürecek beni bir gün, bundan eminim
Ama yine de sokakta koluma çarpmayın!
İçimde bir çınar sessizliği yatıyor, uyandırmayın!
Huysuzun biriyim, adım bu sebeple Suphi’dir
Sedefi kokusundan tanırım
Ölüleri mezar taşlarından…
Gülmesini severim ama biraz acemiyim
Biraz da körüm
Hayatı bir otobüs durağından ibaret sandığım zamanlar oldu, yanıldım
Öyle olsa bindiğin ilk otobüs çoktan ermişti anayurduma.
...
Suphi, diyorum ki ben!
O parkta vedalaştığın kadın var ya,
Bir gün musibet olup
Doğacak düşüncenin orta yerine
Bütün kanunları bir bir silecek dehlizlerden
Yaşanmamış yasa yoktur diyecek,
Belki hiç unutamayacağın büfeci bile
iyi temennilerle
selam verecek, yanılıyor muyum?
…
Her neyse adım Suphi işte;
Bir virgülün cazibesine eğildim,
Soyadımı fırtınalar denizinden aldım,
Saçlarım dışında dalgalı eğrilerim olmadı
Siz yine de İrfan deyin bana
Nikbin hürriyet!
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.