8
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1364
Okunma
bir deli güvercin şarkılar dinliyor
tam şuramda
kırık kanatlarına anlatıyor insanlar da uçamaz
engellidir güzellik ve sevinç
sarışın gülüşünü kendine saklamış bir çocuk
hiç bulut yok
yanlızlık dünyasının göğünde
hiç yok gökkuşağı
camların arkasından çıkamıyor güneşin başlangıcı
dağın zirvesinde şaha kalkıyor bir doru tay
anamın yanık masal kokusu göğsümde
vakur hışırdıyor çınar
göğsüm ay tutulması, ah kalbim diz çökmelerde
melekler de metamorfoz geçirmiş kanatlarını kaybetmişler
kader bu ya onlarda mekanikleşmişler
korktum Tanrı da alışveriş merkezlerini gezer diye
yürüyen merdivenlerle bir aşağı bir yukarı
inip çıkmak zoruma gider
ben bir zamanlar ne güzel erik çalardım
seslenirdi ağaç, dallarıma kur çocukluğunun salıncağını
sustum
baktım tiksintiye
kapital büyüdükçe
anlatamadım bir şiiri katletmeden bunu ben
zoruma gitti
yaşanacak hiçbir yer yok
oysa ömür büyüklüğünde güneş
artık kimse görmüyor
çocukların salıncağı da yok
oyuncakları bile sırılsıklam ter içinde
gün ışığını öldürdük
oysa bütün arabaların sesi aynı
o sesler ki dört nala koşar felaket bir yaşanmazlığa
eskimeyen çocukluk anılarım gökyüzünde
kırık kanatlarım yerine süzülüyor şimdi
sevgilim, çık dışarı
gel şu yağmurda yürüyelim...
5.0
100% (20)