5
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1944
Okunma

Zaman ıskaladı, geçti,
Eski çamlar bardak oldu.
Ne gelir elden, bilemem,
Koşamam ki geçip giden yılların ardından.
Birer, ikişer yitip gidenlere mi yanayım,
Gül yüzü solan yâre mi ağlayayım…
Tutamam gözyaşımı,
Nasıl da farkında olmadan kanmışım.
Dostane yüze, azıcık sevgiye
Ne kadar hasret kalmışım;
Öyle ki bir selam veren,
Her daim tacıdır başımın;
Alışamadım gitti,
Ağrıma gider el- âlemin
Her ketum bakışının.
Anlamını yitirdi artık,
İçimdeki sadece korudur
Sönmüş yangının;
Yangın ise çok büyüktü
Ve arda kalan enkazıdır
Tüm yaşananların.
Mecal kalmadı bende,
Sevemem artık yeniden,
Bu deli kalp ne dese de,
Yok, yok imkânsız,
Fayda kar etmez
O ezeli çırpınışların feryadına,
Sözüm boşuna,
Gözyaşım karıştı
Derinlerdeki sessiz hıçkırışlara.
Tüm kapılar kilitli, açamam,
Başka yol kalmadı artık,
Hiçbir yere kaçamam;
Ola ki bir ışık gördüm,
Peşindeyim, pervane misali.
Başıboş figanlar kar etmez,
Duyan kalmasa da savaşım asla bitmez;
Belki bu yolda yitip giderim,
Belki de hasret çekmekten,
Kül olup biterim;
Kim bilir, kim ne derse desin,
Ben ömür denen bu yolun
Son neferiyim.
5.0
100% (5)