1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1415
Okunma

Akşam olurdu...
çekilirdi ya el etek,
güneş toplayıp tasını tarağını,
tepelere sıcak bir yürek bıraktığın da...
aya kalırdı ya gece...
Sen ne hallerdeydin ben göremezken şafağı,
kasvetini atamadan daha bu muamma da ne...
leyl vakti mecnun mecnun dolaşır ayaklarım elime...
seherelere yalvarasım gelir doğmasın diye gün..
Kendi içinde zindansa aydınlıklar,
Dünya ışığa kesse görmez ki gözün,
nefes alırken boğulurmu ki insan,
aktığında sıcak bir yürek içine..
Aşg-ı narmıdır,
namusu armıdır,
koskoca alem gönlüne darmıdır..
o kadar pisliği taşıyan nefs,
küçücük bir yürek sana harmıdır...?
Madem sakladın zülüflerini gözüne değen kirpiklerine inat,
ağladığında donmuş damlalar intihara ramak kala,
Gam yüklü bulutlara mı özendin;
bak onlarda sanki tutuyor ağlamamak için bulutu,
desen desen açamayacak mı,
muhtaçken çatlayan toprak yağmura,
Cimrisin cimri doyma emi yaşına başına...
yansanda kavrulsanda odlarda atmayacağım bir damla sana...
İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca kadar merhamet yokmuş sende...
asrolsun zaman vakt-i narda yanacaksa yansın..
Aşg-ı feragat mevsiminden mi göçüp geldin kuşların kanadında bir yanın,
asıp paslı mıha hırkanı ya niyetlenirsin uykuya,
uyanmaktan ziyade uyanmamaya..
çöllere kızma boşuna kızgın diye kumları,
yaktığın yürek soğuk mu..
sorsam dersin ki çöle inen yağmurdan güzel damla mı var...
ya birde yanan yüreğe düşse sevgi...
yanarken bir anda soğumaz mı sevgi ona kar..
anla artık koyma ağyar...
anlasana be yar..
anlasana yar.
yar.
.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.