1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
72
Okunma

Aşr okunan sevâbı ümmet i Muhammede bağışlanan ahşap kokulu camilere giderdi eskiler
Saflar sık aralar kapalı yürekler daha huzurluydu o aralar
İmâmeli tesbih illa püskül ve kokusuz asla
Misk ü amber arada cuma rüzgârı sarardı etrafı o zamanlar
Babam hep geç dönerdi
yatsıyı da bekleyince
git gel olmasın diye değil
emmimle muhabbete dalarlardı akşam yatsı arası çaylarını yudumlarken
Dönüşte emmimin karabaşı eşlik ederdi babama her akşam erinmeden
Eve bırakır keyifle dönerdi her gece sektirmeden
Anamda hep bi telaş soba gayılacak yayık yayılacak
Gayfaltı kurulacak bulaşık yıkanacak
hayvan enik cücük her biri doyrulacak
Keratalar dombalak oynuyor
yer minderinde
Bir iki saat sonra bir şey kalmaz midelerinde
Bi dünya umursamaz hayta yaramazlar muziplik peşinde
Büyüyünce el ayak iş tutunca anlarsın çocuk
Oyna şimdi oynaya bildiğin kadar
Hem kokla doldur yüreğine iğde akasya fesleğen kokularını o kadar çok arayacaksın ki tiksindiğinde nankörlerden
Koşa koşa düşe kalka git gel beraber olsun oyunlarımız
Bozkırın tozlu topraklarında ayağın yere çıplak bassın
O kadar arayacaksın ki şehrin beton bloklarına ayak bastığında
A h h be çocuk
Ne çok yakışırdı gök gözlerine elma yanaklarına o yeşil gocuk
A h be çocuk
Ne çok kızarırdı yüzün al al
Al al almalardan utanma al derdi rahmetli babam
Utanırdın sıkılırdın amma dayanamazdın alırdın bir misket bir golden bir de al almalardan
Ben vişne kiraz kaysı üzüm severdim sen elma armut dut
Bakar dururduk göğe yağsın diye yağmur bir umut
Hızla eserdi garbi yeli uçardı sanki bulut
İlk yaz ilk bahar sonbahar ve ardından kış
Startı verince sıladan otobüs gecedir kalkış
Yarım günden biraz fazlaca gidilecek yere varış
Gide gele azaldı sılada horanta
Bu gidişle bizlere de yol gözükür gayrı ya bir tipide ya boranda
Kim bilir kiminin bir anda
Kimininse başını alıp gitmesi hangi zamanda
Yunus Beypınar
5.0
100% (3)