1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
717
Okunma
Hiç bilmiyordum
öylece bekliyordum
sanki işim varmış ve
iş çıkışı bir uğramışım gibi
rakımı yudumluyordum
yabancı müzik çalıyordu kulağımda
benden başka birkaç müdavimi daha vardı barın
aksaçlı alyüzlü adam mesela
konuşmadan öylece oturur etrafı izlerdi
aynı evde yaşayan sevmediğin akraba gibi
orada bar taburesinde
tanımadığım o insanların karşımda, ve yanımda olmalarından
anlamsız bir biçimde kendimi memnun hissederek
bahar yağmurlarını bekliyordum.
Şimşek çakar,
çatlar ve sızdırırdı gökyüzü
Eskişehir’de bir barın teras katında
çatıda güvercin yürüyüşü dinliyordum.
Hiç bilmiyordum
öylece bekliyordum
barda çalışan genç kızlar dönüyordu etrafımda
seks meselesini yeni keşfetmiş ve incinmeye meyilli genç kızlar
peşlerinden koşacak bir erkek
kur yapacak şair ruhu arayışıyla
güzel kıçları küçük bir temasla yanımdan geçerken
ben o defteri yıllar önce kapatmıştım
kadınlar konusunda belasını bulmuş her adam gibi
başka belalar peşindeydim
intihar etmektense kurban gideceğim
cinayetin ortamı yaratmak bana daha çekici geliyordu
yeterince içtikten sonra kasaya gidip
“param yok burada prosedür nedir?” diye soruyordum.
Sonra bırakırsın dediler.
“Ya bırakmazsam?”
önemli değil, seni tanıyoruz…
iyi insanlar mı?
Belki…
Sonra barmene sardım
omuzlarını geriye atıp sürekli ellerini koklaması
ve temizlik konusunda takıntılı olmasına rahatsızdım.
“Bir şey sorucam, ailende otoriter anne baba mı vardı?” dedim.
Biri bana bunu sorsa tokatlardım.
Beş dakika sonra meze tabağı geldi önüme,
barmenden bir hediye.
Olmuyordu bana temiz sopa çekicek birini bulamıyordum,
Hiç bilmiyordum
Eskişehir de
bir barın teras katında
böyle iyi insanlar olduğunu…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.