4
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1195
Okunma

_Bu gece doğmamış bir bebeğin kokusu var avucumda
Ölcek diye korkuyorum_
Gözlerin hayalle gerçek arasında
Ömrümü ikiye böldü gelişin
Mevsimler, Nisan şimarıklığında
Seyri seninle değişti kaderin
Lakin
Gözlerin hayalle gerçek arasında
Bu gece
Doğmamış bir bebeğin kokusu var avucumda
Ölecek diye korkuyorum.
Dudağımda öpülmemiş bir şair,
Bir de bakir kelimeler; vuslata dair;
Bir ucu boğazımda,
Bir ucu dişlerimin arasında.
Bu gece
Doğmamış bir bebeğin kokusu var avucumda.
Şeyhim çoğalan binalar için ağlar,
Ben şehrinden ayrılırken...
Secdeden doğrulasım yok bu yüzden.
Yaralı gözlerinde oynaşan gölgeler,
Kureyşli yetimleri kalemin ucunda bekler,
Dizlerim korkudan titrerken.
Şeyhim çoğalan binalar için ağlar,
Ben şehrinden ayrılırken.
Şairler neden seviyor mezar taşlarını?
Görmüyor musun
Dünyayı çoktan kuşattı Şems.
Nesimi de mahşere bıraktı makamını.
Korkuyorum şiirlerden.
Hadi kapat kapılarını
Ve söyle bana
Şairler neden seviyor mezar taşlarını?
Fırtınaya yelken açar hep laleler
Zeyd’in annesinden aldılar metaneti
Direndiler
Ve birlendiler;
Ben bölünüyorum.
Onlar siyah bedenlerine
Beyaz kaftan giydiler;
Ben soyunuyorum.
Oysa ki
Fırtınaya yelken açar hep laleler.
Simurg suçunu itiraf etti az evvel
Ve masal kuşları idam edildi.
Açma eski defterleri bir daha,
Annemin canı yanıyor.
Ben değildim o şiirleri yazan,
Saçlarımı rüzgara salan da ben değildim.
Simurg suçunu itiraf etti az evvel
ve masal kuşları idam edildi.
Korkuyorum!
Şeytan tohumunu ekmeden yüreğime
Kapıları kırıp gelmelisin.
Nefesimi tuttum,
Nabzımın kaydını tutuyorum.
Birileri yürüyor göğsümün arasında.
İman tahtamı söküyorlar sanki.
Kendi gölgemden ürküyorum bilesin...
Şeytan tohumunu ekmeden yüreğime
Kapıları kırıp gelmelisin.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.