4
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1465
Okunma

Kim demiş söyleyin kim insanlık ölmez diye
Ya köprü altı düşler geleceği görür mü
Oynar durur çocuklar saf umutlardan bilye
Meşin yuvarlak olsak muradına erer mi
Onlar ki yol, iz bilmez tek gayedir mutluluk
Sıcak kucaktır belki “hayat” denen yurtluluk
Yalnızdı sekaratta yedi çocuklu nine
Vefa denilen duygu yazık atılmış çöpe
Koca bir ömür geçmiş harcanmış onca sene
Dizilmiş umutları kızıl ateşten ipe
İnsanoğlu düşünmez ölüm herkesin sonu
Günümüzü gün edip yaşarız eni konu
Gıybet fikre düşünce zehir bulaşır kana
Nice yuva yıkılır kıskançlık akla zarar
Bir kul nasıl kıyar ki topraktan gelen cana
Kötülükten kimseye gelmez ömrünce yarar
Amel defterindedir affı olmayan günah
Cehennemde yanarken duyulmaz çeksen de ah
Çalış, çabala, kazan emeksiz yemek olmaz
Gerçi oturduk yerden bolluğa alışmışız
Hazır yiyenin cebi menfaatsizce dolmaz
Arsızlığa vurup da yoklukla dalaşmışız
Ey gafil uyan artık gittiğin yol yol değil
Alın teri dökerek bilek gücünle eğil
Hep ben dedin durdun da düşünmedin dostunu
Alttan aldıkça taşar doldurma dost küpünü
Kükreme, sarma başa giyinip de postunu
Muhtaçken sıcak aşa kimse çalmaz kapını
Sessiz çığlığındadır dostun gür çıkan sesi
Hep yanındaysan eğer sevgidir son nefesi
Esmer lekeler sarmış göğün mavi yüzünü
Bulutlardan zift yağar kalpler karanlık şimdi
Ararsak buluruz biz saf beyazın izini
Söyleyin şimdi dostlar acıyı salan kimdi?
Eğer birlik olursak karanlıktan kaçarız
Doğaya mutluluğu güneş gibi saçarız!
Seda YÜKLER
5.0
100% (14)