10
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
1449
Okunma

Barış dediler
Sığındı kalbimin iklimsizliğine
Çorak elleriyle bir çocuk
Durgun bakışlarından anladım
Gözlerinin deryasız kalışını
Ve kurumuş dudaklarının çatlağından
Kan sızıyordu düşlerine
Kan gölünün ortasında bir kadın
Harabelerde kaçarken çaresiz
Doğruldu şakaklarına silahın namlusu
Suçsuzdu, günahsızdı ama mahkumdu ölüme
Gazze’de bir bebek anasız kaldı
Barış dediler
Et yığınından farksızdı
Rahimden yeni düşen bebek
Atıldı çöplerin arasına hoyratça
Kesildi nefesi oksijenden mahrum
İnsanlık asıldı bulutların şah damarına
Bürünürken kainat zifiri karanlığa
On üçünde ırzına geçtiler Ezo’nun
Bembeyaz umutları kan kırmızısı
Vebalini ödemek babanın borcu oldu
Töre kimliğine büründü canavar
Tek kurşunla can verdi Ezo,
yüzünde buruk gülüş…
Barış dediler
Zeytin dalını kestiler hesapsızca
Sapanlara maruz kaldı beyaz güvercin
Yasaklandı, ket vuruldu düşüncelere
Duygular esaretindeyken toplumun
Gülmedik, sevmedik ve yaşamadık doyasıya
Ezo’nun son hıçkırığında kaldı hayat
Barış dediler
Hiç kimse inanmadı…
Seda YÜKLER
5.0
100% (14)