5
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1226
Okunma

dökülürken yamalı rüyalar kahırlı uykularımdan
kaç zindan tozu yalardı ayaklarım
mısralarca uzar giderdi heceli maceralar,
takılırda usul usul kuduz bir köpeğin eteklerine
ölümün kefenle nişanlı karanlığına süzülürdü boşluğumdan
fesat yalanlar kıstırılırdı dilime
kendimi alel acele büyütürdüm kısılı gözler niyetine
benim içimden bir sen geçerdi ki ah!
görsen bakasın kalmazdı belkide bendeki bu yavan masala
dökülürken yamalı rüyalar kahırlı gecelerimden
utanırdı etlerim kemiklerimden
geç kalmış her hikayede sayfalar
kan tükürürdü her fırsatta sıfatsız aynalara
sen bendeki bu siteme aldırma
sevdiğimdendir çekme çabam belki seni bu kuytulara
aşk;
ekmek su istemiyor, avunuyorda
tek yatılan hiçbir yastıktan
iki kişilik bir koku çıkmıyor işte
iki el bir olmuyor mesela en azından...
sağ el avuttugunda sol yanını
gözler görmezden gelmiyor
dolu dolu yağmur taşıyan gözyaşı bulutlarını
sökemiyorsun gözlerinden uykuyu kıyıpta görme ihtimaline...
belki anlayacaksın düşünmekten kaçıp yazarak sakladıklarımı
anlamasan ne çıkar
dökülürken yamalı rüyalar kahırlı uykularımdan
ben yine aynı çile ekseninde döndürürüm bu yavan çemberi
çıkan sesle bastırırım karanlığı
içimde aslan kesilen meskensiz düşlerimi
avunulası bir yeşille yollarım her baharda sana...
GG
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.