4
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1524
Okunma

Duvar/…
Duvarın mırıldanışı…
Saat ıssızlığı on geçe /…
-Yıldızların memleketi olmazmış dediler bana
-Ha birde alkolikler kafayı bulunca ilk önce ay’a bakarmış…
(gel de gülme)
Duvar, yüksek sesle konuşur yalnızlığıyla
Maksat ses olsun uykusu dağılsın…
Bir kamyon dolusu düş gelse şimdi yanı başıma
İlkin aklıma mendilci çocuklar düşer
Ellerimde taze ekmek kokusu
Azcık ta siyah zeytin
Biliyorum üşüyen elleri bir mum ağacına döner
-Sokağa çıkma yasağından anlamaz güvercinler dediler bana
-Nankör kediler şu çöp tenekelerinden ne isterler…
(gel de çıldırma)
Duvar, kısık sesle konuşur dudaklarıyla
Maksat söz olsun dili çatallaşmasın…
Sabah olunca ilk serçe sesi dolar içime
Balkondaki saksılara sızı düşer
Kapı zili çalar sevincim karışır kalabalığa
Burnumda badana kokusu
Azcıkta kâgir
Biliyorum küflüğüm karanfile döner…
Tiyatro/…
Duvarın hıçkırığı…
Saat sabaha daha çok var/…
Duvar sessizce konuşur misafiriyle
-Hiç saçlarını tarayan oldu mu senin?
-Ha ha ha ha , çoookkk…
-Her gün biri taradı saçlarımı
-Romeo, Juliet, Kral Lear,Hamlet…
(Bu cevapla vurulur duvar)
Gecenin ıssızlığında beni üzmeye mi geldin
Üzme beni bak köşede kâğıda sarılmış kırmızı bir lale var
Az önce düş yüklü bir kamyon getirmişti
Şu var ya düdüğü boynunda duran pil yiyen oyuncak tren
Kurşun askerimi ezip geçti
-Tiyatro laf cambazlığını alır duvardan
Ve duvara der ki;
-Sanıyor musun ki sen olmadan ben olurum…
-Unutma, ben dünyaya seninle çekilen bir perdeyim…
Duvar/Tiyatro:
Sürç-i lisan ettiysek affola…
kızılcan
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.