7
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2829
Okunma
_neden hep düşüremediğime ağlarım
ve
neden hep düşünemediğimi ararım
hiçliğin sonsuzluğuna bakmak sızın_
gözüme mil döken dizeleri okudukça
paslı makası daldırmak isterim kefenin göbeğine
şiir/şiddet nöbetlerine tutunup
yaşam felsefemin çamurda kıvranan kökünü baltalamak
çöl limanıma sığınmış karanlığıma kusmak
yelkensiz gemilerin kansızlığını emmek
içimi gök yüzümdeki okyanusuma dökmek isterim
çatal dilimin ucunda sallanan kaderim midir?
‘’ki ah bir dokunabilsem derine ‘’
_gölgede sürgündür siyah orkidem_
zaten suya yazılı ölümü nedir ki tutkumun
düne dair deli günlüğünde
gül kokar bilirim
aslında siyah beyaz önlüğüme dökülen kolonyanın
ki tek suçlu anam değil babamdır
bilmeden bana can vermiş/ bende canlarıma
bilmeden bana adımı vermiş/ bende yıktıklarıma
bir noktayım oysa koca karılar soğuğunda
kıblemin beni aşamadığı
yalan sürüyle yaşamadığı
şimdi
görme beni bu hallerde özgünlüğüm
kelepçeli günümün gardiyanı insafsız ay
isli koridorlarımdan korkuyorum
geçliğimin olmayan duvarlarımdan
gümüş alaşımlı cam kırığı batmış avuçlarımdan
yar ellerin türkülerinden
oysa
fevri bir gülüştü gamzeme düşen
saçlarımla oynayan nefesinle
kelimelerime dikilmiş gözlerine bakmaya utanan
ve bir tezattı lanet sevdama bulaşan
kan adımdan çıkmayan
unut ma!...
sen de ben de...
kervanların taşıdığı gece masallarıydık aslında
16/10/07
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.