3
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
1200
Okunma
bir sabah taçlandı
tunç dokunuşlar ertesinde
palazlandı tenimde kelimeler
derken demirleşti beden
kilitler sürgüler dövdüm kendimden
içimdeki masumiyeti fosilleştirirken
pudraladım geçmişi
sana vardım senle ardım
geldin
sarkıttın şirzat bakışlarını
tutundum
aşka kaydım sonra
yağlı gözlerinden
gözlerin ki zeytinin sülalesinden
ağzının içindeki iğne
oyalarken dudaklarımızı birbirine
bozan havalar gibiydi sevişmelerimiz
denizsiz şehirlerde
sevmedik hiç güneşi
gökyüzü arık olsun istemedik
vaktinden geç gelmişken bu azra aşk bize
göğsüm hardı senle tekleştiğimde
arama bulamazsın demiştim
senden öncekilerin küllerini
rüzgar ol istedim
maşa oldun deştin hep geçmişi
özür dilerim
kesmiştim ellerimi
elvedalar olmasın diye
rüzgar sonunda tüketti kendi kendini
akıl çimdik attı bak yüreğe
bu şiir
altın vuruş bitmelere
şimdi gitmek
daha da tüketmemenin zamiridir
kıymetlim
bana kal diyen adının önünde
jir-fhrn
5.0
100% (15)