13
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1356
Okunma
’neler geçmiyor ki,
geçer...’
haklısın!
neler geçmiyor ki?
neler...?
arkamdan yürüyen et yığınları,
önüme ’geçiyor’ koşar adımla...
kızgınlıklar özleme kapılınca,
’geçiyor’ kendinden...
zaman geliyor gülümsemem ’geçiyor’,
zaman geliyor,
hiç gülemeyeceğim sanıyorum,
ama ’geçiyor’...
sol yanımda bağlamanın telleri,
eşkin adımlarla
hüzün makamında ’geçiyor’...
sıradağlar şehirleri esir alırken,
yollar parmaklıkların arasından ’geçiyor’...
öfkeden çıldıran denizler bile,
rüzgarını yitirince
süt limana dönüyor,
’geçiyor’ yani...
neler ’geçmiyor’ ki?
baban ölüyor,
kalan ömrünce yetimsin mesela
yaşıyorsun herşeye rağmen,
zaman sonra yetimlik çocuksu kalıyor yanında...
’geçiyor’...
nasıl bir tesellidir bu?
’acil kanamalı bir hasta gibi
yüreğimi taşıyacağım yol boyunca,
ya da taşıyamayacağım’ diyorum!
’geçer’ diyorsun!
’geçmiyor’ sevgili!
düşün kurşunun delemediğini,
ağrılarımın, hasretlerimin ne kadar sağlam,
ne kadar kurşun ’geçirmez’ olduğunu...
’geçmiyor’ sevgili...
sen son sürat hayatımdan ’geçiyorsun’!
ve hayatımın yolları sonsuz...
sana doğuştan ertelenmiş bir koşturmanın içinde,
’geçmek’ bilmeyen bir zamanı kovalıyorum...
kalbim öylesine dar bir boğaz ki;
bu aşk buradan ’geçmiyor’...
bana çocuksu teselliler verme!
gözlerinden düştüm kalbimin üstüne...
kırıklar içinde kıvranıyorum...
eğer kalbimi öpersen bir gün,
’geçecek’ sevgili...
öpmezsen kalacak ölümsüz bir uçurum…
dedi fatmani...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.