53
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
2962
Okunma


Mehtap Altan’ın bir yorumundan yola çıkarak yazdım. Şairem yorum yazmıyor şiir yazıyor neredeyse. Dişini sökmekten vaz geçtim arkadaşım yorumunu aldım.
İçimdeki közümle saklamışım zamanı
Zincirlerle kaplanmış hıçkırık vadisinde
Ağlayan hecelerim doldurur mu ummanı
Duyulur mu nağmesi dalgaların sesinde?
Onu keşfetmek için terini silmek gerek
Kançanağı gözlerde yakamozlar oynatıp
Sabrın tenine değmek ya da bereket ekmek
Yazmak ölene kadar huzuru baştan atıp.
Beklemek zamansızca şiir alırken demi
Cümle okyanusunda bıkmadan kulaç atmak
Limana yaklaşmalı hüzünle giden gemi
Yükünü incitmeden alıp sulara katmak.
Yoğurmak mavilerle süsleyip al mercanla
Belki güneş altında bırakıp mayalamak
Hayallerle beklemek bitmeyen heyecanla
Herşeyden vaz geçerek sona kalmışken ramak.
Şiirle nefes almak beslenmek hecelerle
Yoldaş olmak düşlerle unutarak kötüyü
İmgelerle örülü türlü bilmecelerle
Yazarak mağlup etmek hüznü ve üzüntüyü.
Şiir işte böyle şey şairinin baş tacı
Sırtında taşıdığı gümüş nakışlı kaftan
Gururun vesilesi değildir ki utancı
Çok daha yararlıdır edilecek boş laftan.
AFET İNCE KIRAT
Sayfamı ziyaret eden dostlara, artık seçkiye layık gören kurula teşekkürler.
5.0
100% (42)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.