2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1326
Okunma
yitik gençliğimin meydanlarında
âşık bir hoparlör hâlâ inliyor
serseri bir yaşam bitiş anında:
marina, marina, marina, diyor.
tek sende o boyun, o bel, marina,
nerdesin, nerdesin güzel marina?
bir roma âşığı mıdır haykıran
bir madrit genci mi, düşünmemiştik.
sen puttun, kendine bizi taptıran,
marina, biz senin aşkınla piştik.
bir ateş nehriydin, bir sel, marina,
nerdesin, nerdesin güzel marina?
sana benzemekti her kızın derdi
sevdiğim kızda da sen vardın yine.
bir sızı kalbimi tavaf ederdi
çapkın yel değdikçe memelerine.
katlederdi beni o yel, marina,
nerdesin, nerdesin güzel marina?
koşardın büyülü bahçelerinde
bakire hislerin, pembe düşlerin;
gülerken ufkumun en kör yerinde
şafak söktürürdü beyaz dişlerin.
saçın bir şiirdi tel tel, marina,
nerdesin, nerdesin güzel marina?
sen ki yokken vardın, bir venüs gibi
doğmuştun düşlerin gizli yerinden.
üryan çılgınlıktı çarpan beynimi
oynak kalçaların davetlerinden.
bakışı hançere bedel marina,
nerdesin, nerdesin güzel marina?
eskittim köşküne giden yolları,
denizinde yüzdüm hep pupa yelken.
kaç kez var dedim hep olmayan ‘var’ı
ve kaç kez uçurum kıyısındayken
çekti beni gizli bir el, marina,
nerdesin, nerdesin güzel marina,
çiçeklerde kokun, mehtapta yüzün,
rüzgârlarda sesin hep kalır sandım,
ama gençliğimi yitirdiğim gün
gençliğimden fazla hep sana yandım
yokluğun vakitsiz ecel, marina,
nerdesin, nerdesin güzel marina?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.