10
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1696
Okunma

Hallaç pamuğu gibi savurdun beni
Göz aşinalığı nasıl unuturum
Gafil avladın bir keklik gibi
Elim bağrımda yaram kanıyor
Acı sevda bu şair ağlıyor
Doğar gecelerimde yetim şiirler
Ahmat bulutlar altında yol alıyorum
Söndürmeyin güneşimi ıslanıyorum
Boş yere dört mevsim seni bekledim
Besledim büyüttüm yıllar devirdim
Sıkamam dişlerimi kilitlendi sevgilim
Umutlarım tükeniyor gitmelerine
Ayaklarıma durmayı öğretiyorum
Yolun sonu geldi tükeniyorum
Gömdüm bedenimi ölü deniz altına
Yosunlardan yastık yaptım
Kristal yakomazlar yorganım
Kum taneleri mezar taşım
Yosma bir hayatın gafletine uğradım
İster öldür kalbimde kırıntılarını
İster kes tenimdeki nefesin temasını
Artık canım yanmıyor boş ver arkadaşım
Elbet bir gün seninle hesaplaşırım
Bu dünya ne sana kaldı ne de başkasına
Sırat köprüsü adaletini soracak
Bir bir fanileri sorgulayacak
Ya tam öldür gitmeden ya da güldür
Bir şair ölür bin şair doğar istemeden
Yazan _Remziye Çelik
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.