6
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1368
Okunma
Çile dolu ömründen ufacık bir tebessüm;
Yakalamak isterdim, şefkat nakışlı annem...
Adını andığımda kanat çırpıyor göğsüm;
Yüzü/n gülsün oğluna, rahm/et bakışlı annem.
Gittiğin günden beri hasret tüter hanemde,
Gel gücün yetiyorsa bir tek resme annem de!
Bir türlü sarılmıyor hazan yüklü elvedan;
Keşke, teselli verse kalbin hıçkırıkları.
Tüketti yüreğimi, o hazin içli edan;
Gün geçtikçe batıyor canımın kırıkları...
Ah annem; anneciğim, varlığımsın, yarımsın;
Can tanem, biriciğim, en vefalı yârimsin!
Beni üzen her şeyden, fersah fersah ıraktın
Siyah beyaz dünyama, sevgiden sağanaktın.
Söyle öksüz kimsesiz, beni nasıl bıraktın?
Sıcacık kucağınla ne ferah sığınaktın!
Aç kollarını annem; yangın yeridir buram.
Öyle çok özledim ki hasretin buram buram...
Seni anınca her şey aklımdan siliniyor.
Günlerim azap dolu; göğe çıkar feryadım.
Kor kalbim, kör bıçakla sürekli diliniyor;
Her dem nur cemalini, görmek benim Muradım...
Sesini çok özledim; n’olur yine "kuzum" de;
Güneş açsın busenle; keder dolu yüzümde!
Murat CANBOLAT
5.0
100% (7)