Yukarı çekilsin “La” ve dolsun her zerreye yokluk…
/Ey Âdem, at suçu Havva’ya Nasılsa Havva’nın elinde kaldı elma…/
…ve bozuldu çoktan kalubelada verilen söz Geçti azat vakti…
Daha doğmadan güneş batıdan yüzüne kapattın açılan kapıyı ve bilmeden kıymetini aydınlığın sarıldın karanlığa. çaban, vaktinden önce koparmaktı kıyameti kopmadı kıyamet. lakin isabet ettiğinde attığın taş kadere nâr düştü adına…
Geldiğinde vakit, Ve sorulduğunda sana ne cevap vereceksin Aradın mı ki bulamadın?
Suç ortakların ve şahitlerin azazilin emzirdiği isyankâr çocuklar hiç masum değiller ve dolaşmaktalar insan suretinde izbelerde.
Ey karanlığın adamları! sevinin bir bir eksildi kalbi aşarak Bir’e varanlar… gecenin kapkara siluetinden daha kara kirler dökmektesiniz. ne zamana kadar saklanacak yüreklerinizde adavet, dilleriniz yalanlarla gerçeğe perde bilmem hangi ceza denk düşer suçlarınıza, ve hangi kefaret aklar sizi bakın! hiç farklı değil toprağınız avucumda tuttuğumdan…
her kefede derinleşirken Veyl yazık ki siz gülüyordunuz değil mi?
Geçti kana kana içme vakti tövbe sularından.. şimdi sancısı nedametin yeter mi sanırsın kurtarmaya… mührü çoktan basıldı ölümün uzat uzatabilirsen hadi son nefesi. nasılsa bir nefes sonra güler Arasat…
Ve âdemoğlu Döndüğünde yüzün Âdem’e Sen daha çok utanacaksın…
Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
/Ey Âdem, at suçu Havva’ya Nasılsa Havva’nın elinde kaldı elma…/
…ve bozuldu çoktan kalubelada verilen söz Geçti azat vakti…
Daha doğmadan güneş batıdan yüzüne kapattın açılan kapıyı ve bilmeden kıymetini aydınlığın sarıldın karanlığa. çaban, vaktinden önce koparmaktı kıyameti kopmadı kıyamet. lakin isabet ettiğinde attığın taş kadere nâr düştü adına…
Geldiğinde vakit, Ve sorulduğunda sana ne cevap vereceksin Aradın mı ki bulamadın?
Suç ortakların ve şahitlerin azazilin emzirdiği isyankâr çocuklar hiç masum değiller ve dolaşmaktalar insan suretinde izbelerde.
Ey karanlığın adamları! sevinin bir bir eksildi kalbi aşarak Bir’e varanlar… gecenin kapkara siluetinden daha kara kirler dökmektesiniz. ne zamana kadar saklanacak yüreklerinizde adavet, dilleriniz yalanlarla gerçeğe perde bilmem hangi ceza denk düşer suçlarınıza, ve hangi kefaret aklar sizi bakın! hiç farklı değil toprağınız avucumda tuttuğumdan…
her kefede derinleşirken Veyl yazık ki siz gülüyordunuz değil mi?
Geçti kana kana içme vakti tövbe sularından.. şimdi sancısı nedametin yeter mi sanırsın kurtarmaya… mührü çoktan basıldı ölümün uzat uzatabilirsen hadi son nefesi. nasılsa bir nefes sonra güler Arasat…
Ve âdemoğlu Döndüğünde yüzün Âdem’e Sen daha çok utanacaksın…
harika bir şiir okudum sayfanızda.yazan yüreğe sağlık...selamlarımla...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.