0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2339
Okunma

Saçaklar altına sığınmış kuşlar gibiyim.
Sararan yapraklar misali
Eylüller gelip geçmiş kapımdan;
Korkum; solmaktan yana…
Al, götür beni
Bir yaralı kuşun yuvasına;
Koy yüreğimi kanatlarının altına…
Alışmışım kuşlar gibi
İliklerime kadar ıslanmaya…
Bir yanım yağmur ıslaklığı,
Diğeri kar soğukluğu;
Avuçlarıma üflüyorum nefesimi.
Sevgiye susamış bir yetim;
Ömrünün baharında
Kurumaya bırakılmış taze çiçekler gibiyim…
Al götür beni
Her damlası ab-ı hayat olan
Nisan yağmurlarına…
Saçaklar altına sığınmış kuşlar gibisin.
Ne yana gideceği belli değil teleğinin.
Gözlerinde özgürlük ışıldasa da
Sanki esirisin geçmişin.
Yılanlar tırmanmış tünediğin ağaçlara
Yüreğin, talan edilmiş serçe yuvası…
Sahibi olamadın
Yanan o yüreğin…
Bir çiçekteki başkaldırıya benzer
Ayazlara direndiğin.
Yağmurlardan baskın yiyor
Dolulardan kaçamıyorsun.
Yayından zamansız fırlamış oksun.
Sen hiç bilmedin ama
Benim için her şeyden çoksun.
Saçaklar altına sığınmış kuşlar gibiyiz.
Korkumuz ayrılıktan yana…
Gözyaşımızla ıslanırken gölgeler,
Sevdamız dökülmüş kimsesiz sokaklara.
Özgürüz
Kozadaki ipek böceği kadar…
Umutlardan bir gökyüzü örmüşüz kendimize…
Hasret, yok oluştur bize.
Yüreklerimizin üstünde sevda yakısı,
Delik deşik olmuş
İçimizdeki sessizliğin yankısı.
Sen!
Kendime umut gördüğüm,
Saçlarını rüzgârlarla ördüğüm,
Solmaya durmuş dalımda yeşeren yaprak.
Bil ki yokluğunda
Sadece sen kokuyor toprak…
19.07.2010/M.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.