13
Yorum
1
Beğeni
4,6
Puan
2068
Okunma
Bir düş gördüm bu sabah olamaz böyle bir şey
Kriz varmış ülkede ondan toplanmış konsey
Elimden yakaladı siyah esvaplı bir bey
Haberleri dinlerken bu düş görülür elbet
Uykumu haram etti hayır olsun akıbet.
Muhalefet almadı iktidardan kaptılar
Krizlerden sorumlu yeni bakan yaptılar
Sayın bakanım diye durup bana taptılar
Belki bakanım ama kimselere bakamam
Aldığım bu ödülü bir hiç için yakamam.
Önce ben yiyeceğim denizini devletin
Canına ot tıkayıp var olan adaletin
Tadını alacağım verilen asaletin
Dememiş mi büyükler bal tutan parmağını...
Kendi başını kaşı kullanıp tırnağını.
Belaya düşen halkı peşim sıra sürüyüp
Başım dimdik gururla önlerinde yürüyüp
Fakiri fukarayı kürek ile kürüyüp
Çıkartacağım ben de yaşantımın tadını
Yapmasalardı bakan bu vefasız kadını.
Yaşasın dünya varmış neydi o bitmez çile
Onca dostum oldu da dayım olmadı bile
Yaşamaya çalıştım sonumu bile bile
Ben erkek değilim ki kimseye dayı olmam
Millet için çalışıp artık sararıp solmam.
İmkanları kullanıp şad etsem ailemi
Büyük oğlana uçak, ortancaya da gemi
Küçüğe de yat alsam güzel olurdu he mi?
Kimseyi düşünemem iki el bir baş için
Kendim için yaşarım sormayın sakın niçin.
İştah dişin dibinde artık tadını aldım
Makamımda oturup tatlı düşlere daldım
Bir kaç tane koruma alıp kapıya saldım
Üç beş kutu oy için rahatımı bozamam
Yan cebime pay girse derim o zaman tamam.
Bazen kavga ederim dikkati çekmek için
Bilir gibi yaparım yokta gerekmek için
Yalancıktan ağlarım bir dilim ekmek için
O kadar çok saf var ki ahali arasında
Habis bir ur olurum vicdanın yarasında.
Vaat mi gırla gider ondan daha bol ne var
Desteğe gerek yok ki derim kürsüye çıkar
Vereceğim herkese cüzdan dolusu dolar
Maaşa zam olurken zamları kaydırırım
Ayın ilk haftasında günleri saydırırım.
Tatilim gezilerim devletin kasasından
Suçlarım hep affolur koruma yasasından
Koltuk hazır edinsem Musa’nın asasından
Bir kez vururum yere halk görür yılanları
Korkudan göz yumarlar farketmez yalanları.
Merkepten düştüm sanki uyanınca rüyadan
Sıtkım sıyrıldı birden yaşadığım dünyadan
Yine içine kaydım bıkmıştım ya riyadan
Lanet ettim yeniden duyarsız vekillere
Merhamet ne bilmeyen boyanmış şekillere.
AFET KIRAT
12-03-2001
Genel izlenim
Bu şiir açık biçimde hiciv / taşlama geleneğine yaslanıyor. Toplumsal ve siyasal eleştiriyi doğrudan, ironik ve yer yer sert bir dille veriyorsun.
Anlatıcı bilerek “ahlaksız”, çıkarcı ve yüzsüz bir persona olarak kurulmuş; bu da eleştirinin gücünü artırıyor. Okur, söylenenle savunulan arasındaki çelişkiyi hemen fark ediyor.
Dil ve üslup
Dil sade, anlaşılır ve konuşma Türkçesine yakın. Bu, mesajın geniş bir okur kitlesine ulaşmasını sağlıyor.
Mizah çoğu yerde acı bir gülümseme yaratıyor; güldürürken rahatsız eden türden. Bu, taşlamada çok etkili bir yöntem…
“Dayım olmadı”, “yan cebime pay girse”, “üç beş kutu oy” gibi ifadeler gündelik hayatla güçlü bağ kuruyor.
Yapı ve ritim
Klasik dörtlük yapısını istikrarlı biçimde sürdürmüşsün; bu da şiire akıcılık veriyor.
Uzun bir şiir olmasına rağmen ritim düşmüyor, ancak bazı bölümlerde mesaj imgelerin önüne geçiyor. Bu bilinçli bir tercih gibi duruyor ama yer yer şiirden çok manifesto hissi verebilir.
Güçlü yanlar
Cesur: Söylemek istediğini saklamıyorsun.
Tutarlı: Baştan sona aynı eleştirel ton korunuyor.
Gelenekle bağlantılı: Halk şiiri / taşlama damarını güncel bir konuyla birleştiriyorsun.
Genel bir öneri (yön gösterici)
Bu tarzda çok başarılısın; ancak ileride istersen, eleştiriyi biraz daha imgeyle dolaylı anlatma yoluna gittiğinde şiirsel derinlik artabilir.
Bazı dizelerde “ne dediğini” değil, “nasıl hissettirdiğini” öne çıkarmak şiiri daha kalıcı yapar.
Özetle:
Bu şiir öfkesini bilen, hedefini şaşırmayan, güçlü bir toplumsal taşlama.
5.0
90% (9)
1.0
10% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.