1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1678
Okunma

dün zamanı besledim avuçlarımda
kanatları kırıktı birazda buruk sakladıklarında
homurtusu kıskanç bir bilmecenin kulaklarımda
dün zamandan yana kendimi ipe çektim
hıçkırdı içimin kalın yalnızlığı
düğümler birbirini ezdi kursak tınılarımda
çamur düşlerimi kırdığım akşam
çimen soluğu gençliğimi yargıladım
asık suratlı bir derviş düşer sabaha
asası yiv döker toprağa
çalınmış ömürleri kovalar kılı kırk zamanlarda
serüven kendinden başka herşeyi yer içer
doymak fiil çekimlerinde kalır dudak kuraklığının
sorun tarih yazılası eller arar kendinden yana
unutulmuş solukları silkinir kendinden uzağa
yorgunum
beynim kırk cadıya aş kaynatan kazan
çelimsiz bir çocuk bağırıyor yüksek kubbesinden suretimin
muz kokusunu yirmimden sonra soludum
çilekse masal kızılı dudaklarda pornografik bir rüya
soğuğum evet birazda birazda murtaza
salt düş donukluğu uslamalar
mavi tuzu soluk aydınlığı bu günün
depresyon merhalesi zaman delilikleri
sağ olan tarafı sosyal kendisizliğin
uzun bir yol çeker çatısı çatırdadığında ömrümün
ninnisi ılık sesinin hala kulaklarımda
sabahına sardığın hicran nağmenin
şemsiyesi yok ömrümün
başımdan topuklarıma kar yağıyor üşüyor tırnak kirlerim
kendimi birnefes fincanda demlemek içime seni katmak isterim
donuk bir tecavüzdür artık bedenim
yola vursam can çeker düşe vursam sen döker
birde bu aralar şiir gevezeliğim var
kendimi bi halt sandırıyor yakınımdakilerim
yorgunum
bana uzak sanırım yaşamaktan yana hissettiklerim
kelimelerim kırılıyor zihnimden içime batıyor bu aralar
hikayem küskün fellik delik saklanıyor benden
yorgunum zaten şiirde istediğim gibi olmadı
uzun falanda değil
bu da sıkıyor artık......