10
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
4622
Okunma

Islak sokakların,
Dudakları kurak ve çatlak, aşka tövbeli kadını
Değmeyeli kaç vakit oldu kimbilir ellerine
Bir Ademin eli
Ve dudaklarına merhem olmayalı başka bir dudak...
Havva’dan bu yana hüzündür aşktan yana payına düşen
Kaç tövbe parçalandı kimbilir dilinde
Her aldanışın ardından
Kaç kez lanet ettin
Sevdim deyip oyuncak eden gönüllere!
Sen aşka yasaklayalı bedenini
Takvimler akıp giderken
Mevsimler hep hazan
Baharlar hep ayaza yaktırdı tomurcuklarını
Gözlerin hep böyle yaralı
Gönlünde hep bir sancı
Sen aşka yasaklayalı kendini
Göçmen kuşlar uğramaz oldu bu kente
Gagalarında mavi boncuklar ve aşkı taşırlardı oysa
Mühürleyeli kapılarını sevdaya
Masallarda hep acı bitiyor aşkların sonları
Sen hep sevdayla kavgalı
Birgün, bir zeytin dalı uzanırsa avuçlarına
Aşkın muştusudur,
Al ve sakla!
Gülbeyaz Sarıoğlu
İkibinonun/dördüncüayının/onsekizincigünü
Akşam /belli/ederken/kendini/ufukta
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.