96
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
5194
Okunma


Bu şiir bir yarışma için yazıldı...Şiiri inceleyenler bana dediler ki; İsimleri çıkar...Şiiri orada bitir,kabul edelim ve kesinlikle ilk üçe girer bu şiir...
Düşündüm;
Kurgu dolu hayal ötesi bir şiirdi bu. Ama içinde arkadaşlarımın ismi vardı,dostlarımın isimlerini silerek bir yarışmaya katılıp birinci olsam ne anlamı olurdu benim için.?
Şiiri geri çektim
Ve bir karar verdim...
Yeni çıkacak olan şiir kitabımın ismi "ölü şairler antolojisi" olacak...
Edebiyat defteri aileme ve dostlarıma armağanımdır...
Yıl 2109..!
Ölmüş olacağız büyük ihtimal
Mezar taşlarımız yosun tutmuş,
Dostlar bizi unutmuş olacak.
Kabir azabından arta kalan vakitlerde
Oturup şiir konuşacağız ruhlar aleminde
Kalmayacak zamana dair bahanemiz
Bütün ölü saatler bizim olacak
Dünya kurulalı beri yazılmış şiirleri
Güzel sözleri,şairleri ezberleyeceğiz elbette
Asır dedikleri yıl topluluğu hala tanıdık bizim için
Yine kefenle gömülüyor olacak ölüler
Ruhlarla ayni dili konuşuyor olacağız…
Yeni gelenler pek anlamasa da
Çat pat anlıyor oluruz ölülerin dilinden
Dede korkut
Fuzûli şiirlerinden
Zar zor birkaç mısra mırıldansak da
Yazamayız belki de aruz kalıplarını
“ Failatün,failatün,failün”
Biz anlatırken Baki’yi,Nedim’i
Anlamıyor olacak bizi taze ölüler
Eski şairlerin eskimeyen şiirlerinden…
Yıl 2253…!
Bugün bir ölü getirdiler
Kefeni yok,şekli şemalı yok.!
Değişmiş teknoloji biz ölmeyeli beri
Gömebiliyorlarmış bir çip içinde
Cam fanusta binlerce ölüyü
Mezar sorununu çoktan halletmiş dünyalılar
Uzay istasyonu olmuş Aşiyan mezarlığı
Karaca Ahmet,Zincirli kuyu da
Gökdelenler güneşleniyormuş
Ankara – Karşıyaka mezarlığından
Zamana yolculuk yapılıyormuş
Ruhlar bir merkezde toplanıp
Oradan dağıtıma çıkıyorlarmış….
Sordum soruşturdum da
Birkaç şair varmış gelenlerin içinde
Oturup gül bahçelerinde ölümün
Şiir konuştuk dün akşam biraz
Anlamıyorduk birbirimizi bir türlü
Bu haylaz ölüler çok cahil.!
Ne eski şair tanıyorlar ne şiir biliyorlar
Zar zor Orhan Veli
Biraz Nazım
Birkaç satır Karakoç şiirini zor okudular.!
Akif’i,Necip Fazıl’ı sordular
Ölüler dün akşam beni çıldırttılar…..
Yıl 2453..!
Gelmez oldu artık eskisi gibi sıkça ölüler
Sıkılıyoruz.!
Ya çare bulundu ölüme
Yada uzadı ömrün yılları
Hani;
Diyorlardı ya,
Dokuz yüz yıl yaşadı diye Süleyman
Bende Davut sabrı yok.!
Katlanamam,sıkılırım beklemekten
Hem kimden alırım yeni haberleri
Nasıl yaşıyorlar torunlarımın torunları.?
Gelmese dünyadan yeni ölüler
Eskilerle sıkılırım ben.!
Dün akşam hurileri seyre dalmışken
Beti-benzi solmuş bir taze ölü geldi
Elinde bir alet gülümsüyordu
Sanki ölmemiş gibi kibirli
Hiç konuşmuyordu biz eski ölülerle
Oturmuş;
Telefondan küçük bir aletten
Bir şeyler seyrediyordu
Merak edip sordum?
Karıştırdı usulca bir yerlerini aletin
Akmaya başladı şiirler
Hayran kaldım.
Baktım rastlar mıyım diye bir dost isime
Binlerce şiir
Milyonlarca şair
Bir o kadar isim
Ne şiirlerim var,ne ismim cismim….
Yıl 3009..!
Aşmış insanoğlu ışık hızını
Birkaç samanyolu
Bir çok galaksi keşfetmiş
Komşu gibi yaşıyor yıldızlara
On sekiz bin alemin içinde
Yaşanacak birkaç dünyaları var
Artık değişik geliyorlar dünyadan ölüler
Dilleri dilimize benzemiyor
Şiirleri şiir değil
İzdivaç-evlilik
Zevce- eş gibi
Değişmiş bütün kelimelerin anlamı
Kaşgarlı Mahmut burada avare geziyor
Biz dünyada iken konuştuğumuz dilden eser yok
Artık
İşaretle anlaşıyoruz yeni gelen ölülerle
Konuşmayı ne çok özlüyoruz
Öyle yalnızız ki….
Bir an
Şerbet akan kurnalardan hüzün damlıyor
Ruhlar aleminde olmanın tadı kaçmış artık
Sıkılmışız,bunalmışız,sormayın.!
Ölmüş olmanın en güzel yanı
Yaşadığımız yüz yıl insanı ile
Aynı dili konuşuyor olmamız…
Özleyince bin yıl öncesini
Hadi diyorum Ansızın’a
Bir etkinlik düzenle.!
Yıl 3010..!
Yer;mega bir alan ruhlar aleminde
Başlıyor edebiyat toplantısı
Delly Sedat bu kez sunucu
Orda da yine bana kadım dost
Yine başımın tatlı belası..!
Devir çok değişmiş
Ölüm de uymuş teknolojiye
Ol diyoruz
İstiyoruz
Her şey istediğimizce oluyor
Makinesi yok da
Gözleriyle fotoğraf çekiyor Neslihan
Su_ misalini
Mümessil seçmiş melekler
Kardan adam şiir okuyor
Ben yine masa masa dolaşıyorum
Hal hatır soruyorum dostlara
Ne çok özlemişim….
Cam fanus içinde binlerce ölü ruh
Bizim dilimizden anlamıyorlar
Anlaşamıyoruz artık ölülerle işaretlerle de
Sadece bir frekans
……………………..
……………………..
………………………
……………………….
Bebeğin ingaaa demesi
Aaaa diye ağlaması
Buuuu diye işareti
Anlamıyorlar bizi,biz hiç anlamıyoruz dillerinden…
Daha kıyamet kopmamış biz ruhlar aleminde
Kabir azabından arta kalan boş vakitlerimizde
Kendi yüz yılımızın şairleriyle
Şiir okuyor,
Şiir söyleşiyoruz
Ayağımı kim gıdıklıyor diye bakarken
Ali Sel ile Nesrin nine
Tavla için kavgaya tutuşmuşlar
Gece şairi yine not tutmakla görevlendirilmiş
Bir şikayet ederse kabir azabında zebaniye
Görürsünüz siz.!
Ha bin yıl
Ha iki bin
Ölmüş olsak da dostlar
İnanıyorum ki gizli alemlerde
“Elbet bir gün buluşacağız”
Miladın bu tarihten sonrasına
Benim hayal gücüm yetmedi
Sanırım kıyamet koptu…
Kıyametten sonrası bilinir ki
El eli tanımaz…
Mahkeme-i kübra dedikleri odur
Şimdilik
Ölmüş olmanın keyfini çıkarın dostlar…
5.0
98% (50)
4.0
2% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.