41
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
6310
Okunma
Aç babaanne ceviz işlemeli siyah sandığını
Yine karışmış olsun
Lavanta kokusuna gül suyu
Dünya hali hay oğul de
Bu kefenim
Bunlarla yuğsunlar beni
Bu güzel kokmam için gül suyu
Sen ölmezsin diye
Haykırarak çocuk korkularımla sarılayım
Boynuna
Tenin lavanta koksun.
İçimde bir çığlık
Sen öp yanaklarımdan saçlarımı okşa
Ölüm Allah’ın emri de…
Sen ölmezsin derdim içimden
Ağlardım sen bilmezdin
Avucumda bakır on kuruşlar
Göz yaşlarımı sislerken
Bir sakıza kandırırdın çocukluğumu…
Sonra babaanne
Ceviz oymalı çeyiz sandığın gibi
Esmer bir dolapta
Düşüm gelip Okşa saçlarımı
Bir işkence odasında
Oku üfle üstüme dualarını…
Bir eylül zamanı
Bayram arifesinde
Bir mektup gelsin çocukluk arkadaşımdan
Meğer sen öleli üç sene olmuş…
Ah babaanne ah
Gençliğimi alıp giden
O çirkin eylüllere kızgınlığım
Kendim için değil ki…
Biz sarı bir eylül akşamında birlikte ölmüşüz
Sanki çıksam gelsem bir eylül sabahı köy evimize
Sen orda olacaksın
Bu yüzden hiç inanmadım öldüğüne
Sanki saklamış gibi beni
Hep o ceviz işlemeli çeyiz sandığında
İçinde seni
Bakır on kuruşları
Ve gençliğimi arıyorum aslında
Eylül geliyor yine babaanne.!
Sen bir kez daha öleceksin
Ben bir kez daha tutuklanacağım
Sakladın mı sandığında benim için
Çocukluğumdan bir şeyler…
Gelsem yanına
Girsem taş sandığının içine
Bana da yer var mı babaanne…?
Ben seni öyle çok özledim ki
Bir taş sandıkta benim için yapsan sevineceğim...
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.