122
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
5380
Okunma

Demirden parmaklıklar, kurulmamış olsa da
Mahpusluk değil midir, dört duvarlı bir sandık
Yazılan kelimeler, yalanlarla dolsa da
Dilden dökülenlere, gerçek diye inandık
Kahverengi gecede, mavi gördük semayı
Ay ile yıldızların, kardeşliği zor sandık
Rüzgârın esişinde, dalga çizdi temayı
Yol almayıp gemiler, durur diye inandık
Bakmadan havalandık, kırık kanadımıza
Dost görünen yüzleri, yürekte ki yar sandık
Geçtik çorak yolları, binip de atımıza
Bizi bekleyen sona, hare diye inandık
Gözlerimiz kör oldu, aşk oduna yanarken
Gülün dikenlerini, sevenlere kar sandık
Sessiz olan çığlıkta, yüreğimiz kanarken
Gözden yağan yağmurlar, korur diye inandık
Utanan erguvanlar, kan kırmızı açarken
Çiçeğine bakarak, dalda duran kâr sandık
Ağır gelmiş ihanet, kendisinden kaçarken
Utanç değil umudu, görür diye inandık
Uykudayız hepimiz, Cumhuriyet giderken
İlkeler ve devrimler, bizi kurtarır sandık
Kesildi horoz başı, vakitlice öterken
Lâik olan yaşamlar, sarar diye inandık
Anlamadık hiçbir şey, siyasetin dilinden
Peşinden gider iken, dönüp de bakar sandık
Sürünürüz yerlerde, kimse tutmaz elinden
Çıkartılan yasalar, korur diye inandık
Türkan DİNÇER
01:15
Siyasetin içine, dini karıştırırken
Yaradan’a inanan, hırsızlık yapmaz sandık
5.0
100% (67)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.