133
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
7247
Okunma

Beyindeki hücreler, yitirince kavramı
Hiç de kolay değildir, doludizgin yaşamak
Karanlığa koşanlar, değiştirse tavrını
Zor gelmeli sevene, yalanları taşımak
Dolaylı kelimeler, yok olmalı dimağda,
Karışmamalı beyin, imalı imgelerle
Esir değildir harfler, büyümeli her bağda
Hak arayan cümleler, buluşur simgelerle
Yelken sanıp kolları, uçmak isterse insan
Bulut kaplar yolunu,, tufanlara tutulur
Lav dolarken yüreğe, gelmez beklenen nisan
Aşk içinse kölelik, söylenen söz yutulur
Gelmemeli dillere, keşke denen duygular
Yarınımız belirsiz, hayalimiz harabe
Yaşar iken bu günü, atılmaz ki kaygılar
Körebe oyununda, rolümüz oldu ebe
Esip durdu hazanlar, başta kavak yelleri
Sağlam imiş temeller, sallansak da düşmedik
Emek verdik sevdaya, açmadık hiç elleri
Dün dünde kalsın diye, geçmişi hiç deşmedik
Bundan sonra sesimi, duymazsın demiştim,
Kapı yaptım surlara, koparıp da dilimi
Balçıklaşmış göllerde, boyun eğmez kamıştım
Asıldığım dallardan, bıraktım yar elimi
Gidiyorum bir tanem, sitemlerim yok artık
Gülmeyecek bilirim, seni seven gözlerim
Bir kez bile düşünme, anıları yak artık
Sileceğim alnından, kalmayacak izlerim
Türkan DİNÇER
01:16
(Eylül ve ekimleri, bırakırım geride
Sert rüzgârın estiği, geldi kasım ayları)
Resim: Türkan DİNÇER
Yer: Sinop’ta Sonbaharda Gün Batımı
5.0
100% (70)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.