2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1028
Okunma
şakak hizandan kırışıklık akar
yoğun bir gençlik geçirmişsin
komalık kalemler ordusu saldırır ruhani bir hazla
yaş yetmiş manevraların
bir illüzyon gösterisi gibi
büyüler ve son bulur bir fransız votkasında
alev alev atılan tokatların
kırmızısı darpta
öksüzüm benim
senin gibi kaybolmuş bir afrika prensesi gibi öksüz
kömürleşmiş uykulara rağmen
elmastan yataklar değse de bedenine
bir tas şevkat midesine iner
seyr-i hüznüne dalar şimdi
soluk bir krallıkta gözleri hüzün dolu
bakar da bakar
tacından damlar emirleri
sen oraya gidersin
sen şuraya gidersin
gitmek ne kelime
sorarım kendime
labirentlerimde yine labirent yapsam
yolunu bulamamış bir kağıtta
uçarım ve iktidarımı ararım
sakat bir martı misali
tamiri imkansız
çatlak
tedirgin
bulupta yamalanan maça kızı gibi
oynanmaya hazır
beni de uçur
donuk bir paçavradan koptun alize
artık doruklardayım
ağrıdan evereste
sayfadan romana
bir gidişattayım
göz altı bezlerinden
sıcak bir kanepeye dönüşürsem
dedeciğim sığınmış dizlerimin üstüne
tek nasihatdaşım
kararmış kaşlarına bakarım
rutubetli bir mevsim katılır kekeme diline
pılını pırtını toplamış cümleler
ardı ardına dökülür
namlu titizliğinde beklemededir gizliliğin
alfaben kördür
gözükmez
sabah bakışlı bir hayalsin sadece
ayazlarda üşümektesin rol arkadaşım
Ruhune Embetya
EMRE EVREN YALÇIN
"benimle olma! benim ol, benim..."
5.0
100% (4)