2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
791
Okunma
İşte sen,
Sağ yanımdan korktuğum…
Sol omzuna uykumu
Göğsünde sevdalığımı unuttuğum,
Gecenin gölgeliğine değin…
Değil mi ki sevdiğim,
Ömrün kimi tuzaklarında
Gözümü yumup, ölüme uzanmama sebep
Bir nebze sevdasına hasretle
Kızılca kıyamet aklımın köründe
Dumanıyla savrulduğum sahramdın.
Kitaplar yazıp devirdiğim,
Mısralar sarıp yolladığım
Ve söndürdüğüm fenerler nispetince
Hain bir pusuyla kendimi vurduğum
Vurulduğum cancağızım
Vurulduğum…
İşte sen,
Ümit ektiğim sabahlarımın
Hazan akşamlarında
Bir yudum sevdana
Muhtaç çocukluğumdun…
Ve unutturduğun her kederin
Üstesinden gelinen
Felaketimdin, yaşamaya gayretle
Ve söndürdüğüm fenerler nispetince…
Eksikli bir şiirin alın teriydin.
Bu gece yine
Elim şakaklarımda...
Umutla sarıldığın hasretimin
Küskün yastık korkularıyla
Unutamadığın bir rüyanın
Huzuruna muhtaçtın belki de...
Ve kim bilir bencileyin bir acının
İçine yürümekteydin bodoslama
Alnına nakışlanan
Anıların tazeliğinde…
Söndürülmüş fenerleri yak ardımdan
Uykusuz bir geceye and ver yine
Böl yeminlerini üçe beşe
Böl gücün nispetince
Bölündükçe çoğalan
Sana dair sevgilerimle...