0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
52
Okunma
Sen gittin kardeşim,
biz kaldık.
Şimdi adını söylerken
biraz susuyorum önce.
Çünkü bazı isimler vardır,
söylenmez yalnızca;
birlikte içilen çay gelir ardından,
bir gülüş,
bir akşamüstü,
bir omuza dokunuş gelir.
Sen benim nüfus kâğıdımda kardeşim değildin,
ama ne çıkar…
İnsan bazen aynı anneden doğmaz da
aynı yürekten kardeş olur.
Şimdi sana
“Hoşça kal” diyemiyorum.
Dile varmıyor bu iki kelime.
Sanki söylersem
gerçekten gidecekmişsin gibi.
Onun için şöyle diyeyim:
Güle güle kardeşim…
Bu dünyada bir sandalyen,
bir sofrada hatıran,
kalbimde kapanmayacak bir yerin var.
Bir gün bir yerde
ansızın gülersem,
bil ki senin bir sözün düşmüştür aklıma.
Bir akşam gökyüzüne uzun uzun bakarsam,
bil ki
seni düşünüyorumdur.
Ölüm dedikleri
insanı alıp götürebilir kardeşim,
ama yaşanmışlığı götüremez.
Dostluğu götüremez.
Birlikte geçen zamanı,
omuz omuza verilen günleri,
“kardeşim” diye başlayan cümleleri
hiç götüremez.
Sen gittin.
Ama ben,
seni uğurlarken bile
“öldü” demeyeceğim.
Diyeceğim ki:
Benim kardeşim
biraz erken çıktı yola.
Ve ben burada,
seni sevdiğim yerde,
hatıranı taşımaya devam edeceğim.
Güle güle kardeşim…
Hakkım varsa helal olsun.
Sen de helal et.
Ve bil ki
bu dünyadan bir dost değil,
bir kardeş geçti.
Unutulmayacak kadar güzel,
özlenecek kadar bizden…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.