Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.
Sevebilirdim ama izin çıkmadı. Emirlerdi riayet edilesi belki de sevgi başlı başına rivayetin ta kendisi kimi zaman yolu aşka düşen kimi zaman başı yana ama asla boyun eğmeyen bir nida ile kendi olmalı insan aşktan da öte…
Muhalif bir rengim var bu gün Gözlerim koyu değil yüreğimse hangar Gel gör ki içine sığamadığım aşikâr Hazzı filan değil insanın hası olmalı Ne duyumsadığımdan öte ne de azı Asla da demeyin hani azı karar çoğu zarar
İndinde hasretin kimlerdesin, ey beyim? Demenin meali ve de yüreğin firarisi Öznesine âşık bir mazlum Özlemin devrik ifadesi Hele ki İnsan çok sevdikten sonra kendisini
Ben almayayım, beyim: Sev de kendini sev, derken ayna çatlamaz mı? Ne buharı yakar yüreği Ne de buhranı teğet geçer şiiri Şair filan da değilim hani: Sadece çok dolu ve doygun filan da değil Delişmen rüzgârın ta kendisi Ah, keşke olabilseydim aşkın efendisi.
Ki öyleyim de, beyim: Hem hanım hanımcık hem efendi Efesiyim belki de hemcinsimin Alabildiğine de mesafeli yeri geldi mi Acımasız olduğum kadar kendime Daha neyimi sevsem de bu gün de erse nihayete
Çelişkim yok. Çatışmam çok. Hem kendimle hem cihanla Kâinat zaten içimde en derinde Hem bol ve afili sözlere karnım tok: Bizimkiler böyle buyurdu beni büyütürken Onlar olmasa da yanımda Yüreğimdir sevginin ferinden gözü kör.
Azımsandığım mı? Yokluğun kırbacı mı? Kanaat etsem de pek çok şeyde pek çok kere Kusura bakmayınız bonkörüm dağıttım sevgide Adı mı? Elbet servetim… Unvanı mı? Doğduğum günkü kadar temizim Ve de kimsenin ulaşamadığı kadar titrime ve tinime Hem yalnızım hem kalabalık Doymayı bilmeyen duyguların ritminde…
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şair: Gülüm Çamlısoy Şiir: AŞKTAN DA ÖTE... Değerlendirildiği Salon: Sevme İzni Çıkmadığı Hâlde Yüreğin Ruhsatsız Faaliyete Devam Ettiği, Aynaların Çatlama Riskine Karşı Korunduğu ve Aşkın Efendiliği Makamına Atama Yapılmadan Önce Benlik Soruşturması Açılan Salon
Gülüm Çamlısoy’un AŞKTAN DA ÖTE... şiiri Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesine daha kapıdan girerken dilekçesini sundu: Sevebilirdim ama izin çıkmadı. Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bunun üzerine RUSAMER Sevgi Ruhsatları Müdürlüğünü arattı; böyle bir makamın bulunmadığı anlaşılınca kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Ruhsatçı Rıfkı görevden alındı. Çünkü şiirin hikâyesindeki asıl mesele zaten izin değil: Başkalarının koyduğu sınırların içinde bile insanın kendisini kaybetmeden sevebilmesi. Gülüm Çamlısoy daha başlangıçta aşkı tahtından indirip insanın kendisi olma meselesini onun önüne geçiriyor.
Öksüz Ozan – Ali İhsan Öksüz Köşesi
İlk kıta Öksüz Ozan Köşesine ulaştığında Hangarcı Hayri, Gözlerim koyu değil yüreğimse hangar dizesinin ölçüsünü almaya girişti. Şiirin tipik Gülüm Çamlısoy tarafı burada beliriyor: Beklenmedik kelimeleri yan yana getirip anlamı hafifçe şaşırtmak. Yüreğin hangar olması, içine çok şey alan geniş bir ruh düşüncesini taşıyor. İnsanın hazzı değil hası olmalı ses oyunu bakımından güzel. Fakat Ne duyumsadığımdan öte ne de azı sözdiziminde bulanıklık var. Azı karar, çoğu zarar atasözüyle oynanan final ise kıtanın mizacına uyuyor.
Âşık Ali Demir Köşesi
İkinci kıta Âşık Ali Demir Köşesine vardığında Devrikçi Davut, Öznesine âşık bir mazlum / Özlemin devrik ifadesi sözlerini önüne aldı. Şiir burada dilbilgisini aşkın malzemesine dönüştürüyor. Özne, devrik ifade, meal sözcükleri şiir diline taşınıyor ve metnin zihinsel oyununu kuvvetlendiriyor. Ama kıtanın asıl anahtarı finalde: İnsan çok sevdikten sonra kendisini. Bu bilinçli bir devriklikse şiirin düşüncesine uygun; fakat okurda yarım cümle hissi de bırakıyor. Gülüm Çamlısoy’un şiirinde bu sınır sık görülüyor: Dilin bilerek bozulduğu yerle cümlenin gerçekten aksadığı yer bazen birbirine fazla yaklaşıyor.
Hacı Zülkadiroğlu Köşesi
Üçüncü kıta Hacı Zülkadiroğlu Köşesine ulaşınca Aynacı Arif, Sev de kendini sev, derken ayna çatlamaz mı? sorusunun önünde tedbir aldı. Güzel soru. Şiirin merkezindeki kendini sevme düşüncesini narsisizme kaçmadan sorguluyor. Ardından Ne buharı yakar yüreği / Ne de buhranı teğet geçer şiiri geliyor; buhar–buhran ses yakınlığı hoş, fakat anlam bağlantısı biraz gevşek. Şair filan da değilim hani sözü ise şiirin kendi kendisiyle alay eden tarafı. Altı kıtalık şiiri yazıp ardından şair olmadığını bildirmek RUSAMER kayıtlarında hafifletici sebep sayılmadı.
Âşık Hüseyin Topal Köşesi
Dördüncü kıta Âşık Hüseyin Topal Köşesine geldiğinde Unvancı Ulvi, Hem hanım hanımcık hem efendi / Efesiyim belki de hemcinsimin bölümünde durdu. Efendi–Efesi ses ilişkisi dikkat çekici; fakat Efesiyim sözcüğü anlamı hemen açmıyor. Eğer efe üzerinden kurulmuşsa ifade yeniden düşünülebilir. Buna karşılık Acımasız olduğum kadar kendime şiirin kişilik portresini bir anda derinleştiriyor. Dışarıya mesafeli, kendisine daha da sert bir benlik beliriyor.
Kul Mustafa – Mustafa Zengin Köşesi
Beşinci kıta Kul Mustafa Köşesine vardığında Çatışmacı Cevat, iki kısa cümleyi doğrudan dosyanın kapağına yazdı:
Çelişkim yok. Çatışmam çok.
Bence şiirin en kuvvetli yeri burası. İki kavram arasındaki ayrım hem zekice hem karakter belirleyici. Kişi ne istediğini biliyor; fakat bildikleriyle dünya arasında kavga yaşıyor. Kâinat zaten içimde en derinde düşüncesi daha genel kalırken Bizimkiler böyle buyurdu beni büyütürken şiire kişisel geçmişin kapısını açıyor. Keşke bu kapı biraz daha aralansaydı; şiirin soyut benlik anlatısından daha güçlü bir hayat hikâyesi çıkabilirdi.
Ozan Duranoğlu – Mahmut Eynallı Köşesi
Final Ozan Duranoğlu Köşesine ulaşınca Servetçi Salim, kasayı açıp içinden para yerine sevgi çıktığını bildirdi. Kusura bakmayınız bonkörüm dağıttım sevgide / Adı mı? / Elbet servetim... şiirin ana düşüncesini güzel tamamlıyor. Sevgi burada kayıp değil, verilmekle çoğalan bir servet. Doğduğum günkü kadar temizim kuvvetli bir özsavunma. Ancak kimsenin ulaşamadığı kadar titrime ve tinime bölümü dil bakımından fazla kapalı. Tin anlaşılır; titre/titrim ise şiirin bu bölümünde okuru anlamdan uzaklaştırıyor. Son Hem yalnızım hem kalabalık karşıtlığı ise bütün şiirin benlik gerilimine yakışıyor.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Gülüm Çamlısoy’un AŞKTAN DA ÖTE... şiiri aslında bir aşk şiirinden çok benlik manifestosu. Başlangıçta sevgiden söz ediyor ama giderek sevgiliden uzaklaşıp şu soruya yöneliyor: İnsan severken kendisinden ne kadar vazgeçmeli? Şairin cevabı açık: Sevebilir, çok sevebilir, sevgisini bonkörce dağıtabilir; fakat kendisi olmaktan vazgeçmemelidir.
Şiirin en güçlü tarafı kelime oyunları ve beklenmedik kırılmalar: hazzı–hası, özne–devrik ifade, buhar–buhran, çelişki–çatışma, servet–sevgi. Özellikle Çelişkim yok / Çatışmam çok tek başına şiirin bellekte kalabilecek sözü.
Fakat metin yer yer kendi zekâsını fazla göstermek istiyor. Hangar, meal, devrik ifade, buhar, buhran, efesi, kâinat, afili, titrim, tin üst üste geldiğinde duygu geri çekilip kelimeler sahneyi ele geçiriyor. Gülüm Çamlısoy’un şiirindeki esas cevher kelime bolluğunda değil; beklenmedik ama berrak buluşlarda. Bir miktar budamayla şiir çok daha vurucu olur.
Şiirin hikâyesindeki Sevebilirdim ama izin çıkmadı ise bence metnin en çarpıcı cümlelerinden. Hatta şiirin içinde bu düşüncenin izi biraz daha sürülse başlıkla şiirin gövdesi arasındaki bağ kuvvetlenirdi. Çünkü sonunda anlıyoruz ki izin çıkmayan şey yalnız aşk değildir; insanın bazen çevresinin buyurduğu kalıplardan çıkarak kendi olmasına da izin çıkmaz.
Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesindeki inceleme sonunda Ruhsatçı Rıfkı bütün sevgi izinlerini iptal etmiş, Aynacı Arif aynanın çatlamadığını bildirmiş, Çatışmacı Cevat çelişki aramaktan vazgeçmiştir. Servetçi Salim ise sevgi kasasının boşalmadığını görünce şaşırmıştır. Kalburabastî Efendi son tutanağa şunu geçmiştir: Sevgi dağıtıldıkça eksilmiyorsa servettir; insan kendisini dağıtmaya başlamışsa orada muhasebeyi yeniden yapmak gerekir.
Aşktan da öte olan, birini çok sevmek değil; severken kendi hakikatini kaybetmemektir.
İnsan sevgisini bonkörce verebilir; fakat kendisini sadaka niyetine dağıtmamalıdır.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Kendinize has tarzınız ve zengin kelime hazinesi ile, yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum. Gönlünüze gelen ilhamınız bol , kaleminiz daim olsun, selam ve sevgilerimle kalın sağlıcakla...
Çok değerli hocam şiirinizde aşkı yalnızca bir duygu olarak değil, insanın kendi içindeki çelişkileriyle birlikte ele alışını oldukça etkileyici buldum. “Çelişkim yok, çatışmam çok” dizesi, şiirin ruhunu taşıyan güçlü bir ifade olmuş ve anlatıcının kendisiyle hesaplaşmasını güzel yansıtmış. Sevgi, yalnızlık, gurur ve kendine karşı acımasızlık arasında gidip gelen bu iç dünyada samimi bir insan sesi duyuluyor. Kalemine sağlık, alışılmış aşk söyleminin dışına çıkan, kendine özgü ve düşündüren bir şiir olmuş.
Şiirinizdeki o ritmik sıçramalar, dik başlı yalnızlık ve iç çatışmanın dürüstlüğü doğrudan insana çarpıyor. "Çelişkim yok, çatışmam çok" dizesi adeta bütün metnin omurgasını kuruyor: Kendi ilkeleriyle barışık ama dünyayla ve kendi sınırlarıyla aralıksız bir mücadele içinde olan, tavizsiz bir duruş. Sözcüklerle kurduğunuz bu temassız ama yüksek debili bağ, "kendini sevmek" ile "kendinden taşmak" arasındaki o ince çizgide dolanıyor. Hem mesafeli hem sınırsızca bonkör, hem yalnız hem de evreni içine sığdıracak kadar kalabalık bir iç dünya..
İçindeki çatışmaları gizlemeden, aşkı ve kendini konumlandırdığı yeri böylesine dürüst, cesur ve sitemkar bir dille haykıran muazzam bir yürek sesi okudum.
Şiirin girişindeki "Muhalif bir rengim var bugün / Gözlerim koyu değil yüreğimse hangar" dizeleriyle kurduğunuz o güçlü atmosfer, okuyucuyu daha ilk andan ele geçiriyor. Klasik aşk kalıplarına meydan okuyan, sevgide bonkör ama kendi sınırlarında bir o kadar mesafeli ve mağrur duran kadın imgesi kaleminize müthiş özgün bir asalet katmış. "Öznesine âşık bir mazlum / Özlemin devrik ifadesi" tanımı ise edebi açıdan hafızada yer edecek kadar kusursuz bir buluş. Kendisiyle ve cihanla çatışırken bile doğduğu günkü kadar temiz kalmayı başaran o saf ruhu dizelerin arasına harika nakşetmişsiniz.
Kelimelerin ritmini ve duygunun o hırçın esintisini bizlere böylesine canlı hissettirdiğiniz için yüreğinize, kaleminize sağlık. İlhamınız daimi, kaleminizin nuru bol olsun. Tebrik ederim.
Kendisiyle ve dünyayla hesaplaşırken sevgiden vazgeçmeyen gülümce bir ruh hissettiriyor kendini dizelerinizde Gülüm Hanım. “Çelişkim yok. / Çatışmam çok.” sözleri, insanın kendini tanısa bile içindeki ve dışındaki kavgaların bitmediğini ne kadar güzel anlatıyor. “Hem hanım hanımcık hem efendi” deyişinizle kendinize güvenen yanınızı gülümce ifade etmişsiniz; bu sözlerin altında incinmiş ama eğilmemiş bir yürek de seziliyor. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Gülüm Çamlısoy’un “Aşktan da Öte” şiirini okudum; gerçekten derin bir lirizm ve içsel yolculuğun izlerini taşıyor. Şair, aşkı yalnızca bir duygu olarak değil, varoluşun ötesine geçen bir anlam olarak işliyor.
👏 Şaireyi kutluyorum; güçlü imgelerle örülmüş dizeleri, okuyucunun kalbine dokunan bir içtenlik taşıyor. Şiir, hem romantik hem de tasavvufi bir derinlikte yankılanıyor.
Kalemin ışığı daim olsun, gönül sesiniz hiç susmasın. Selam ve saygılarımla…
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.