Her çocuk sanatçıdır. mühim olan büyüyünce de öyle kalabilmektir. pablo picasso
TİLHABEŞLİ FİLOZOF
TİLHABEŞLİ FİLOZOF

DİMDİK YÜRÜ

Yorum

DİMDİK YÜRÜ

( 1 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

183

Okunma

DİMDİK YÜRÜ

DİMDİK YÜRÜ

Allah seni halk etti, hayvanlardan ayrı kıldı,
Sana bir baş, iki omuz, bir de hür irade verdi.

Yaratmışken seni Rabb’in, yere eğilmesin diye,
Niçin ömrün geçer daim kapı kapı, köşe köşe?

Hayvanın başı eğiktir, rızkını yerde arar;
İnsan ise başını kaldırır, göğe bakar, Hakk’ı anar.

Fakat heyhat! Nice insan, boynu var da başı yok,
Bir omurga taşır amma, içinde dik duruşu yok.

Bir gün menfaat önünde, bir gün korkunun önünde,
Eğilir durur zavallı, kendi nefsinin önünde.

Bir kapıdan çıkar çıkmaz başka deliğe sokulur,
Her delikte başka şekle, başka renge bürünür.

Dün alkışladığı sözü bugün inkâr eder hemen,
Dün düşman bildiği kimseye bugün kul olur neden?

Çünkü ölçüsü hak değil, çıkarıdır her işinin,
Rüzgâr nereye eserse oradadır yönü kişinin.

Bir gün güçlüden yanadır, bir gün servet sahibinden,
Bir gün makamın önünde, bir gün şöhret erbabından.

Hakikati eğip büker, menfaate göre dizer,
Kendi vicdanını susturur, başkasının sesini över.

Dili başka, kalbi başka, yüzü başka, özü başka,
Bir ömür geçer böylece, kendisine bile yabancı.

Kendini insan sanır da insanlığın ne olduğunu,
Bilmez; yalnızca bilir, hangi kapının açıldığını.

Bir kapıda “hürüm” derken, bir kapıda kul kesilir,
Kendi eliyle boynuna görünmez zincirler geçirir.

Zengin görse el pençedir, güçlü görse secdededir,
Mazlum görse kör ve sağır, zalim görse hizmettedir.

Oysa insan eğilmezdi, eğilmek onun şanı mı?
Hakk’a kulluk dışında kul olmak insanın kârı mı?

Başını yalnız Rabb’ine eğ, başka yere eğilme,
Haksızlığın karşısında susup da ömrünü zehirleme.

Rızkı veren Allah iken kullara minnet ne diye?
Ölüm varsa her makamın, her servetin sonu niye?

Bir gün gelir, bütün kapılar yüzüne kapanır senin,
Ne alkış kalır yanında ne de gölgesi servetin.

O gün insan kendisiyle baş başa kalır, tek başına,
Ne bahane kurtarır onu ne de sığındığı yalana.

Sorulur: “Hakk’ı bilirken niçin bâtıla eğildin?
Doğru yolu görmüş iken hangi korkuyla gerildin?

Sana akıl, sana vicdan, sana irade verilmiş;
Niçin ömrün başkasının gölgesinde tüketilmiş?”

Ne dersin o mahşer günü, ne cevap verirsin Hakk’a?
“Ben herkes gibi yaşadım” yetmez orada kurtuluşa.

Herkes eğildi diye sen eğilmek zorunda mıydın?
Herkes sustu diye sen de susmak zorunda mıydın?

Herkes sattı diye sen de vicdanını mı sattın?
Herkes döndü diye sen de hakikatten mi kaçtın?

İnsan olmak, kalabalıkta kaybolmak değildir asla;
İnsan olmak, doğru yerde tek başına kalabilmektir.

Bir menfaat uğruna eğilen, yarın neye doğrulur?
Bugün nefsine kul olan, yarın Hakk’a nasıl varır?

Omurga yalnız kemikten ibaret bir direk değildir,
Asıl omurga, insanın inancında saklıdır.

İman varsa insanın içinde dimdik bir sütun olur,
Korku gelse, zulüm gelse, yine yerinden doğrulur.

Fakat kalp boşsa, insanın bedeni dik dursa ne çıkar?
Bir rüzgârla yön değiştirir, bir sözle yere yatar.

Dik yürümek yalnızca başı göğe kaldırmak değil,
Hakk’ın huzurunda durup halktan korkmamak demek.

Doğru bildiğin yolda yalnız kalsan da yürümektir,
Bir dünya karşında dursa, yine hakkı söylemektir.

Zalim sana altın verse, elini ondan çekebilmektir,
Mazlumun gözyaşını görüp rahatından geçebilmektir.

Dostun yanlış yaptığında susmamak, uyarmaktır,
Düşmanın doğru söylediğinde hakkını teslim etmektir.

Kendi kusurunu görmek, başkasını taşlamamaktır,
Nefsini temize çıkarıp âlemi suçlamamaktır.

Her deliğe girip çıkmak, hayat sürmek değildir;
Bir ömür şekilden şekle girmek, şahsiyet değildir.

Kertenkele bile bilir, saklanacağı deliği;
Sen niçin değiştirirsin her gün kendi kimliğini?

Bugün birinin gölgesi, yarın diğerinin sesi,
Nerede kaldı insanın kendi sözü, kendi nefesi?

Bir gün makamın önünde, bir gün paranın yanında,
Bir gün korkunun içinde, bir gün şöhretin ardında.

Sen kendini aramadın, hep başkasına baktın;
Kendi özünü bıraktın, başkasının rengini taktın.

Renk değiştiren bukalemun, tabiatınca mazurdur;
İnsan bile bile dönerse, bu dönüşü neye yorulur?

Hayvan içgüdüyle yaşar, senden akıl istenir;
Sana verilen hürriyet, senden hesap da beklenir.

Senin başın niçin dik? Yalnız yürüyüşün için mi?
Yoksa Hakk’a kul oluşun, insan oluşun için mi?

Bir gün bedenin toprağa, adın dile emanet olur,
Ardında bıraktığın şey, eğildiğin yerden okunur.

Kimi insan mal bırakır, kimi makam, kimi şöhret;
Kimi de arkasında bırakır tertemiz bir şahsiyet.

Sen ne bırakacaksın? Birkaç alkış, birkaç yalan mı?
Yoksa “Doğru yaşadı” diye anılacak bir iman mı?

Unutma, insanı insan yapan yüzünün şekli değil,
Karanlıkta bile doğruyu seçen kalbin hâlidir.

Başın göğe yükselirken kalbin yere basmalıdır,
Kibir değil, hak önünde sağlam bir duruş olmalıdır.

Rabb’ine eğil ey insan, çünkü O’na eğilmek izzet,
Kula eğilmek zillet olur, ne kadar süslense de heybet.

Bir lokma için eğilme, bir makam için küçülme,
Bir korku için susup da kendi ruhunu öldürme.

Senin ömrün delik delik geçecek bir yol değildir,
Her kapıda başka yüzle yaşamak, sana reva değildir.

Çık artık o delikten, kendi özüne dön biraz,
Hakikatin önünde dur, nefsin önünde eğilmez ol.

Kendine gel! Başını kaldır, göğe değil Hakk’a bak;
Dünya geçici bir gölgedir, sen ebedî yola bak.

Yol uzun, gece derin, menzil uzak, yükün ağır;
Fakat doğru yürüyenin önünde sonunda sabah vardır.

Ne korkuya teslim ol, ne menfaate kul köle ol,
Bir ömürlük imtihanda, kendi ruhuna karşı dürüst ol.

İnsan olarak yaratıldın, insan gibi yaşa artık;
Başını yalnız Rabb’ine eğ, diğer her şeye karşı dik dur.

Erol Kekeç/03.09.2026/sancaktepe/İST

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Dimdik yürü Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Dimdik yürü şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
DİMDİK YÜRÜ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
5.9.2026 00:21:45
5 puan verdi
Kelimeler adeta gönül aynasında parlıyor gibi. Şiirdeki haz alınacak o muhteşem duyguyu nakış gibi işlemişsiniz mısralara. İyi de yapmışsınız. Kutlarım sizi güzel insan. Olur da bir fırsatını bulursanız sayfama beklerim. Dostluğu paylaşmak için…
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL