2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
115
Okunma
Sevgilim hasretinin yokuşuna utana sıkıla attığım ilk adımlarımla karşındayım…
Aklımı ikna edip senden kaçmak için dik yokuşa koştum.
Nefessiz kaldığım ilk dakikalarımla işte buradayım…
“Böyle olmasaydı” dediğim,
“keşke” ile başlayıp kirlenen cümleler kurduğum vakitlerdeyim…
Ve en acısı da “acaba” ile çaresizce kurulan hayaller…
Ey benim karanlık gecelerimin ışıldayan mâhı…
Biz kaybettik.
Boynu bükük yetim bir hasrettir payımıza düşen...
Kimsesizliğimiz son bulamadı sevgilim…
Bize bahşedilen şu ömrün sonu gelince, çenemize bağlayacakları o beyaz bez bile değecek yüzümüze…
Ama yüzüm ne boynuna kapanıp ne de omzuna değebilecek sevgilim…
Üzgünüm ikimiz için…
Unut bir nisan gününde giydiğin yalancı nevbahar kokan yeşil kazağını…
Ve hatırla, bugün eylülün altıncı günü;
bir hazân yaprağı düştü.
Hadi…
Üfle söndür mumlarının ateşini…
Üfle ki ışılda.
Bu gece her yer zifiri karanlık.
Sen mâhsın, ışılda.
Hamdiye Osman (Hadsiz Kalem)
03.09.2026
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.