2
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma
Karasu’da gök, kurşun bir kefen gibi gerilmiş üstümüze
Her damla sessizliği bir kurşun gibi delip geçerken,
Senin gözlerin düşer yangınıma
Yıldızlar kadar ırak, bir bayram sabahı kadar mahzun
Ulu Camii’nin eşiğinde tüneyen o şair
Yamalı sandaletlerinde koca bir dünya taşır da
Avucunu ısıtacak bir merhamet bulamaz hani...
İşte öyle üşür içimdeki mevsim,
Tutacak bir elin yoksa, bahar bile zemheridir.
Gözlerinin diyeti neydi, söyle?
Bir avuç umudun ürkek telaş mı,
Yoksa darmadağın bakışlarına gizlediğin o har mı?
Işığını kıskanırken gecenin en mağrur yıldızı
Yüreğim, senin gurbetine çoktan ram oldu
Eskiciden alınmış bir hayatın orta yerinde
En fiyakalı elbisemdir sana olan sevdam.
Varsın vuslat, yıldızlarla aramızdaki uçurum olsun
Bakışların bir muştu gibi dokunsun ömrüme
Ben bu yangına, bu hüzne, bu kadere razıyım
Bir fırtına kopar Karasu’nun ıslak sokaklarında
Deniz kokusu siner yetim kalmış hatıralara
Sokak lambaları birer birer sönerken zihninde
Ben senin adını fısıldarım karanlığın tam kalbine
O şair hâlâ bekler Ulu Camii’nin gölgesinde
Cebinde düşleri, avucunda kırık bir şairlik sevdasıyla
Sen ki bu kentte en uzak sahil, en ulaşılmaz liman
Bense dalgaların dövdüğü o kimsesiz mendirek
Varsın zaman aleyhimize işlesin, varsın takvimler unutsun bizi
Bir bakışın yener zemherinin en ayaz gecesini
Dökülür cebimden yollara yırtık umut kağıtları
Her çizik, sana çıkan bir yolun haritasıdır aslında
Şimdi susturuyorum içimdeki o şairsi
telaşı
Gözlerindeki harla ısınsın varsın bu fiyakalı yalnızlık
Kader diye yazılan bu derin uçurumun kenarında
Adını son dize yapıyorum ömrümün en hüzünlü şiirine
Gelişin ne zaman olur bilmem ama sevgili
Ben senin gurbetinde ölmeye de razıyım, kalmaya da
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.