0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma

Yavaşça çürüyor bedenim, sımsıcak bir yaz mevsiminin kederli ve yorgun düşünde. Kollarım asırlardır sarılma vazifesinden yoksun. Sol yanım felç geçirirmişçesine kımıldayamıyor tıpkı nasıl eseceğini unutan rüzgar gibi. Dizlerimin de mecali kalmadı, bu rutubet kokan ve ağır hislerle yoğrulmuş bünyeyi kaldırıp taşımaya. Ağır bir yükün altında kalmışım da ağzım bıçak açmıyor gibi.
Kalbimde kâh fırtınalar kopuyor kâh Sevda yağmurları yağıyor kâh aklın fitnelikleriyle kaoslar yaşanıyor kâh olası bir isyana boyun eğmemek için umut bayrağını sallıyor kâh gözlerimin feri sönüyor lâkin suskunluk bir armağanmış gibi tepki vermekten gittikçe kaçmaya ve uzaklaşmaya çalışıyor. Koyu bir hüznün tatlı kollarından , yalnızlığın set çekilmiş arsız gururuna benliğimi amade ettim. Arda kalan bir umut kırıntısı ve griye verilmiş sancılı bir ömür. Simsiyah hayallerin bembeyaz hatırasını andırıyor huzursuzluğumun çürümüşlüğü. Oysa bir hayal kırıklığıydım, kendi içimin çatlamış aynalarında. Çehrem kireç tutmuş gibi yabancılaştı, biçare kimliğimin soluk görüntüsüne. Emanet sarayımın tuğlaları birer birer kırılmaya ant içmişçesine yüz tutmuş ve bunu onaracak ne hâlim var ne de gücüm. Avuç içlerim paslanmış demir gibi sararmanın eşiğinde ve nasırdan içi soyulmuş ellerimden kabahat dışında da pek bir şey gelmiyor. Faydam yok, kendime zarardan başka. Tükenmişliğin ve boş vermişliğin boşluğundan hoyratça gürleyen ürkek sesiyim. Duvarlar ve tavanlar dışında feryadıma karşılık veren de yok. Perdeleri örtülmüş göz bebeklerimin aydınlık hülyalarına varamayan yolcusuyum. Yollarım çetin ve aşılmaz lâkin tünelin ucundaki umut ışığına içten içe varacakmışım hissiyle güç bela ayakta kalmaya direnç gösteriyorum. Sonu olmayan bir başlangıç çizgisinin noktalı virgülüyüm. Yüklemim kayıp, öznem içimde boğulurken. Bu satırları kağıda dökerken nasıl bir ruh hâliyle cebelleştiğimi bir ben bilirim bir de beni hiç terk etmeyen kalemim. Sigaranın ilk dumanı gibi sarhoşsam son dumanı gibi de üzgün ve kırgınım. Nefesim kesik kesik çıksa da bana yeniden yaşama adım atmanın hevesini bahşediyor. Ödünç alınmış bir tebessüm, cayır cayır yanan bir vücudu soğutamaz ama yapmacıklığa sığınmış bir surete kılıf uydurabilir. Hâlâ ne kıvranıyorum ki yersiz yurtsuz dergâhımdan huzuru kovalamaya. Mutluluk, bilinçaltına göz kırpmış ve sürekli aynı fragmanla duyguları kandıran uçucu bir rüya. Olsun, gene de hayal kurmaya değer. Bilâkis, gerçekler acıtsa da hayaller yolculuğa mâni olmaz aksine yoldan dönenlere " Acıyla pişmeyene hiçbir rota yardım etmez" kelâmını doğrudan dile getirip suratına vururlar. Evet, üstüm başım melankoli kokuyor farkındayım ama hep acının gölgesinde yaralarımı sardım. Karamsarlık, bir kopuş ayiniyken umuda gülümsemek enkaz altında yeniden var olmanın içimde cereyan eden sessiz çığlıklarıdır. Ruhsal kırgınlıklarımı, kalpsel sızılarımı dindirmekle uğraşmaktan dolayı yorgunum ama iyileşmekten başka seçeneğim de yok denecek kadar az, biliyorum..
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.