1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma

Gamsız bir havanın puslu şafağı
gibi üşüyor bedenim ,
Elimde kan rengine bürünmüş
nostalji defterimle,
İçim -30’larda ve güneş doğmamayı
maharet sanıyor,
Uykumu kaçıran şeytani bir dürtünün kollarında,
Kıvranıp özümle silkelenmeye meydan okuyorum,
Sabahın hayrı mı beni bu denli sömüren
yoksa şerri mi ufkumu kızıldan griye boyatan,
Bilinmezliğin evresindeyim evrim
geçirmiş ruhum gibi,
Susamışçasına taarruza meyilli aklım,
Kalbime darbe indirme gayretinde,
Ve ellerim donmuş bir buz kütlesi gibi ağır,
Hiçbir karşılık verecek kadar takatim de yok,
Noksanlığım varlığıma işkence eder gibi,
Kemiriyor ömrümun kırmızı
güle çalan bahçesini,
Hasadı hayattan sille yemekmiş
ektiğim duyguların,
Armağan değilmiş cezanın cellatlığı,
Giyotinle lime lime doğranmakla eşdeğermiş,
Aşkı kabri başında yalnız bırakmanın adıymış,
Kuru bir gürültüden ibaret haykırılan nidaların,
Duaları göğe yakarmak için,
Kenetlenmeye ne hacet!
Toprağı ışıksız kalmış ,
Bir yorgun terapistin son sözü,
Şaire şiir,ekmek kadar kutsaldır...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.