1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
157
Okunma

Kalbim, her yerdeki varlığınla acze düşer,
Yokluğunu ardımda bırakmak için
Prangalarımı söktüm geceden.
Geriye, adını fısıldayan hatıralar kaldı.
Yaralar iyileştirmez bendeki senli düşleri,
Ama kırıklar…
Kırıklar en sahici öğüttür bana,
Senden kalan yegâne armağan gibi.
Dünya arsız bir umut taşıyıcısı,
Durmadan dönüyor;
Grimsi bir hüzün gibi içine çekiyor beni
Zamanı bozuk saatlerin
Hüsrana meyilli acımsı hâlleriyle.
Ve sen doğuyorsun,
Tüm aydınlığınla,
Kırık aynalarımda huşuyla uzanan endamınla.
Boşluk kabul etmez yaşamak,
Diğer adı beklenti olan bu hâl.
Senden çok bir şey istemiyorum;
Gülüşünü, ömrümün ışığında soldurma yeter.
Dur… hemen gitme.
Daha yeni gözlerine
Mürekkebimle sürme çektim.
Boynunu bükme,
Kalemim sana kan değil, can suyu taşır.
Her kelamım aşkça sana hasret,
Her cümlem sana yanık,
Her dizem sana amade.
Bak, gidersen
Yüreğim güz yaprakları gibi kurur.
Çok görme sana hibe edilen
Bu fâni duyguları.
Kirletmedim bendeki
Seni çağrıştıran hiçbir şeyi.
Yalnızlığımla mülteci gibi yaşadım,
Vatanım olan gönlünde
Özgürce sevebilmek için.
Mazurumu hoş gör.
Suskunluğumu yenilgi sandığın için
Herkesleştin belki…
Sana yollar dar gelir.
Dilerim mutluluğun gölgesi
Kalbini heder etmesin.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.