Büyük şiir düşüncelerimizi doyurmaz, allak bullak eder. montaıgne
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin

Önce Sınav, Sonra Ders

Yorum

Önce Sınav, Sonra Ders

( 9 kişi )

8

Yorum

17

Beğeni

5,0

Puan

399

Okunma

Önce Sınav, Sonra Ders

Önce Sınav, Sonra Ders




Bak kardeşim,

Tecrübe sert bir öğretmendir,
öyle kara tahtaya
“bugün şunu öğreneceğiz” diye yazmaz,
gelir bir sabah
cebinden hayatı çıkarır
önüne koyar insanın.

Al bakalım! der,
çözebilirsen çöz.

Bir yanında ekmek kuyruğu,
bir yanında seçim sandığı,
bir yanında susmuş analar,
bir yanında
meydan meydan bağıran nutuklar...

Ve sınav başlar!

Kardeşim,
kimi kalemini kaybeder,
kimi vicdanını,
kimi de daha sınav başlamadan
cevap anahtarını cebine koyar.

Sonra çıkar kürsüye,
“milletimiz müsterih olsun” der.

Oysa milletin müsterihliği
çoktan sobanın külünde kalmıştır.

Çünkü bu memlekette
bazı adamlar
yangını çıkarıp
itfaiyeci kılığına girer.

Bazıları
duvarı yıkıp
üstüne “imar” tabelası asar.

Bazıları da
halkın cebinden aldığı parayla
halka sadaka dağıtıp
bunu lütuf diye anlatır.

Tecrübe bilir bunları, kardeşim.

Tecrübe
kravatın düğümünden anlamaz insanı,
ayakkabının çamuruna bakar.

Bir politikacının
kaç defa “halk” dediğine değil,
halkın sofrasında
kaç lokma ekmek yediğine bakar.

Kaç kere
“millet” diye bağırdığına değil,
milletin derdini
kaç kere gerçekten dinlediğine...

Çünkü meydanlar kalabalıktır kardeşim,
ama hakikat
kalabalık sevmez.

Hakikat
bir bakkalın veresiye defterinde,
bir emeklinin boş cüzdanında,
bir öğrencinin
gece yarısı yanan lambasında,
bir işçinin
çatlamış avuçlarında oturur.

Ve susar.

Öyle bir susar ki
duymayana
gök gürültüsü bile az gelir.

Biz çok sınav gördük, kardeşim.

Kömür karası geceler gördük,
depremde yıkılan duvarlar,
selde sürüklenen evler,
işsizliğin pas tuttuğu kapılar gördük.

Her felaketin ardından
aynı cümleyi duyduk:

“Gereken yapılacaktır.”

Ne çok “yapılacaktır” biriktirdik
şu memleketin mezarlığında!

Kimisi söz verdi,
kimisi sözünü unuttu.

Kimisi koltuğa oturdu,
koltuk büyüdü,
adam küçüldü.

Kimisi
iktidarı devlet sandı,
devleti kendisi sandı,
milleti de
alkışlayanlardan ibaret.

Ama hayatın öğretmeni
öyle torpil bilmez.

Bir gün
ödevini önüne koyar insanın.

Ne koruma vardır yanında,
ne makam,
ne mühür,
ne makam arabası...

Yalnızsındır.

Ve sorar:

“Sen kimin yanında durdun, kardeşim?”

İşte asıl soru budur.

Zengin sofralarında
çatal bıçak şakırtısı mıydın?

Yoksa gece vardiyasından çıkan
işçinin cebindeki
üç beş liranın hüznü mü?

Kürsülerde yükselen
alkışlardan mı yanaydın?

Yoksa
alkışlayacak gücü kalmamış
suskunların tarafından mı?

Çünkü tarih
alkış seslerini unutabilir.

Ama
aç bırakılan çocuğun
midesinden yükselen gurultuyu
unutmaz.

Toprağa düşen işçinin adını
unutmaz.

Ananın kapıda bekleyişini
unutmaz.

Bir ülkenin
sessizce yaşadığı utancı
unutmaz.

Tecrübe sonra ders verir, kardeşim.

Ama dersin kitabı pahalıdır.

Kimi bir evlat kaybederek öğrenir,
kimi bir dostu yarı yolda bırakarak,
kimi de
kendi kurduğu tahtın altında
ezilerek...

Hayat
kimseye bedava diploma vermez.

Bugün
kendini dev aynasında görenler,
yarın aynanın kırık parçalarında
kendi yüzünü arayabilir.

Çünkü zaman
çok eski bir kuyudur;

kim taş atarsa atsın
yankısı kendine döner.

Ve hiçbir makam
ölümü erteleyemez.

Hiçbir servet
vicdan satın alamaz.

Hiçbir saray
insanın içindeki yıkıntıyı
duvarla örtemez.

Ey memleket!

Sen ne büyük sınavlardan geçtin, kardeşim.

Ama hâlâ
bir çocuğun gözlerinde
sabahın ışığı var.

Hâlâ
bir işçi
ekmeğini ikiye bölüp
arkadaşına uzatıyor.

Hâlâ
bir kadın
yıkılmış evinin önünde
“yeniden kurarız” diyor.

Hâlâ
bir genç
çantasına umut koyup
yola çıkıyor.

Demek ki bitmedi ders.

Demek ki
kara tahtada hâlâ
yazılmamış bir cümle var:

İnsan, insana rağmen değil;
insan, insanla çoğalır.

Ve gün gelir
sınav kâğıtları toplanır.

Kürsüler boşalır.

Bayraklar rüzgârda kalır.

Koltuklar sahiplerini unutur.

Makam arabalarının sirenleri susar.

O zaman
öğretmen gelir yine.

Saçları ak,
elleri nasırlı,
gözleri memleket kadar yorgun...

Ve sorar:

“Dersini aldın mı, kardeşim?”

Eğer aldıysan
başını kaldırırsın.

Yok aldıysan...

Aynı sınav
yeniden başlar.

Çünkü tecrübe sert bir öğretmendir:

Önce sınav yapar,
sonra ders verir.

Ama hayatın en acı tarafı şudur:

Dersi anlamayanlara
aynı sınavı
bir milletçe tekrar ettirir.

Hikmet Metin Çavdar

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Önce sınav, sonra ders Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Önce sınav, sonra ders şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Önce Sınav, Sonra Ders şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Pakize Sultan
Pakize Sultan, @pakize-sultan
23.8.2026 12:44:15
5 puan verdi
Değerli üstadım Hikmet Bey;
Hayatın ve toplumun gerçeklerini “sınav” metaforu üzerinden anlatan, düşündürücü ve güçlü bir metin olmuş.
Özellikle “Tecrübe sert bir öğretmendir; önce sınav yapar, sonra ders verir.” fikri, bütün metnin omurgasını oluşturuyor.

Yangını çıkarıp itfaiyeci kılığına girenlerden, koltuğa oturdukça küçülen insanlara kadar yapılan göndermeler oldukça çarpıcı.
Fakat metnin en kıymetli yanı, eleştirinin sonunda umudu tamamen kaybetmemesi… Çocuğun gözündeki ışık, işçinin paylaştığı ekmek, yıkıntının önünde “yeniden kurarız” diyen kadın ve çantasına umut koyup yola çıkan genç; bütün karanlığın içinde insanlığın hâlâ ayakta olduğunu gösteriyor.

“İnsan, insana rağmen değil; insan, insanla çoğalır.” cümlesi ise metnin özeti gibi.

Okurken düşündüren, düşündürürken insanın kendi vicdanına dönüp “Ben bu sınavda neredeyim?” diye sormasını sağlayan güçlü bir çalışma olmuş. 🌿

Yüreğinize kelâmınıza sağlık..
Saygılarımla selamlıyorum 🌹
Servet Bardak
Servet Bardak, @servetbardak
23.8.2026 12:17:53
5 puan verdi
Yüreğinize kalemine sağlık değerli hocam saygılar sunarım selamlar
YAKAMOZ ŞİİRLER
YAKAMOZ ŞİİRLER, @yakamozsiirler
23.8.2026 02:18:22
Ve sınav başlar!

Kardeşim,
kimi kalemini kaybeder,
kimi vicdanını,
kimi de daha sınav başlamadan
cevap anahtarını cebine koyar.

HAYAT SINAVINI KİMİN NASIL ATLATTIĞINI anlatan bu güzel dörtlükten
sonra yapılan tüm sınavları kazananların hep aynı kişiler olması hayatın suçu mu ?

İşte bunun cevabını da son dörtlükte çok güzel vermiş şair

Ama hayatın en acı tarafı şudur:

Dersi anlamayanlara
aynı sınavı
bir milletçe tekrar ettirir.

Öyleyse, Nazım'ın dizlerinde dediği gibi ;
Akrep gibisin kardeşim
.........................................
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

Dersini almamış ediyor ezber ...................Hayat ne etsin buna
Şair ne dese boşuna... Benden de bu kadar.

mesakin
mesakin, @mesakin
22.8.2026 16:48:26
Güzel, anlamlı bir çalişma okudum tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
22.8.2026 15:49:50
5 puan verdi
mükemmel
tebrikler
selam ve sevgiler
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
22.8.2026 14:54:18
5 puan verdi
Hikmet Bey, bu şiir değil, resmen bu toprakların dünüyle bugünüyle yüzleşmesi olmuş. Kaleminize, vicdanınıza sağlık. "Çünkü bu memlekette bazı adamlar yangını çıkarıp itfaiyeci kılığına girer" mısrasını okurken insanın boğazı düğümleniyor. Hakikati bu kadar çıplak, bu kadar korkusuzca yüzümüze vurmak her şairin harcı değildir.

Şiirin tam kalbi dediğimiz o son vuruş ise ders niteliğinde: "Dersi anlamayanlara aynı sınavı bir milletçe tekrar ettirir." Yaşadığımız her felaketin, her hayal kırıklığının özeti sanki bu cümlede saklı. Bizi bize, bizim kelimelerimizle ve en çok da içimizi acıtan gerçeklerimizle anlatmışsınız. Yüreğiniz dert görmesin, çok derin ve çok asil bir duruş.
Ayguzade
Ayguzade , @ayguzade
22.8.2026 14:22:26
5 puan verdi
Aynı sınav
yeniden başlar.

Çünkü tecrübe sert bir öğretmendir:

Önce sınav yapar,
sonra ders verir.

Ama hayatın en acı tarafı şudur:

Dersi anlamayanlara
aynı sınavı
bir milletçe tekrar ettirir. Yüreğiniz kaleminiz susmasın değerli hocam çok güzel .....anlam yüklü
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
22.8.2026 14:12:50
5 puan verdi
“Bazı adamlar yangını çıkarıp itfaiyeci kılığına girer” sözü, siyasetteki ikiyüzlülüğü çarpıcı biçimde anlatıyor Hikmet kardeşim. “İnsan, insana rağmen değil; insan, insanla çoğalır” cümlesi ise bütün eleştirilerin arasından yükselen umudu taşıyor. Hayatın dersini alamayanların aynı sınavı bir millete yeniden yaşattığını söyleyen güçlü bir toplumsal çalışma. Kutluyorum kardeşim, kalbi selamlarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL